Velayet Ve Çocukla Görüşme Hakkı (2026)
Müşterek Çocuğun Velayeti Ve Kişisel İlişkinin Tesisi Davası
Boşanma veya ayrılık halinde, çocuğun birlikte yaşayacağı ebeveynin belirlenmesi ve velayeti almayan diğer ebeveynle çocuğun görüşme düzeni, aile hukuku alanında en önemli konulardan biridir. Çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimi, eğitimi, sağlığı ve yaşam kalitesi, alınacak velayet kararıyla doğrudan ilişkilidir. Türk Medeni Kanunu, velayeti kendisine verilen ebeveyn dışındaki diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını da korumaktadır. Aşağıda, velayet davası nedir, hangi şartlara göre velayet belirlenir, ortak velayet ne şekilde uygulanır ve kişisel ilişkinin düzenlenmesi nasıl yapılır gibi konular hakkında bilgi verilmesi amaçlanmaktadır.
Velayet Nedir?
Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi, sağlığının korunması ve kişisel ilişkilerin düzenlenmesi gibi önemli konularda karar almak ve yönetmek yetkisidir. Türk Medeni Kanunu'nun 335 ila 351. maddeleri arasında velayet ile ilgili hükümler düzenlenmiştir. Velayet, bir ebeveynin çocuğa karşı olan yasal hak ve yükümlülüklerinin toplamıdır.
Evlilik devam ederken, velayeti gereğince kullanmak anne ve babanın müşterek görevidir. Eşler ortak hayata son verirse veya ayrılık halini gerçekleştirirse, velayet eşlerden biri veya her ikisine ait olabilir. Velayet kararı, çocuğun üstün yararı ilkesine dayanarak mahkeme tarafından alınır.
Velayet hakkı, çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanması, eğitim ve sağlık konularında karar alınması, çocuğun malvarlığının yönetilmesi ve çocuğun kişisel ilişkilerinin düzenlenmesini kapsamaktadır.
Velayet Hakkının Hukuki Dayanağı
Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesinde velayet konusu düzenlenmiştir. Buna göre:
- Evlilik devam ettiği sürece, anne ve baba velayeti birlikte kullanırlar.
- Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık halı gerçekleşmişse, hakim velayeti eşlerden birine veya her ikisine birlikte verebilir.
- Velayetin kaldırılması halinde, hakim çocuk için bir vasi atayabilir.
Velayeti düzenleyen ana hüküm, Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinde yer almaktadır. Boşanma veya ayrılık davasında hakim, mahkeme kararını verirken olanak bulundukça tarafları dinledikten sonra, çocuğun menfaatini ve kişisel ilişkilerini düzenler.
Velayetin Belirlenmesinde Dikkate Alınan Faktörler
Mahkemeler, velayet konusunda karar verirken, çocuğun üstün yararı ilkesini temel alır. Bu ilke gereğince, birçok faktör değerlendirilir:
Çocuğun Yaşı
Çocuğun yaşı, velayetin belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Yaşı küçük olan, özellikle de üç yaşından küçük olan çocuklar, genel olarak anne şefkati ve bakımına muhtaç sayılır. Bu durum halinde, engel bir durum olmadığı sürece velayeti anneye verilir.
Üç ila yedi yaş arasındaki çocuklarda, annenin bakım ve şefkatine daha az muhtaç olmaya başladıkları kabul edilse de, bu çocukların velayeti yine de genel olarak anneye bırakılır. Ancak annenin çocuğa bakmakta yetersiz olması veya ağır kusurlar taşıması durumunda, velayeti babaya verilebilir.
Yedi yaşını aştıktan sonra, çocuğun yaşı artık mutlak belirleyici faktör olmaz. Mahkeme, çocuğun her iki ebeveyninle de ilişkisini, tercihlerini ve fiziksel ile duygusal gelişiminin hangi ebeveynle daha iyi sağlanacağını değerlendirir.
Çocuğun Beyanı
Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesine göre, mahkeme çocuğun görüşünü almalıdır. Özellikle çocuk belirli bir olgunluk seviyesine ulaşmışsa ve kendi tercihini ifade edebiliyorsa, çocuğun tercihinin dikkate alınması gerekir.
Ancak çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, çocuğun beyanı ile çocuğun üstün yararının örtüşüp örtüşmediğini değerlendirir. Eğer çocuk başkasının telkini altında kalıyorsa veya çocuğun beyanı makul değilse, mahkeme beyanın ağırlığını azaltabilir.
Ebeveynlerin Durumu
Mahkeme, her iki ebeveynin de fiziksel sağlığı, psikolojik durumu, ekonomik koşulları ve ahlaki durumlarını incelenmelidir. Aşağıdaki faktörler velayet kararını etkiler:
- Ebeveynin çocuğa bakabilme kapasitesi
- Ebeveynin çalışma saatleri ve çocuğa ayırabileceği zaman
- Ebeveynin maddi durumu ve çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilme gücü
- Ebeveynin sağlık durumu ve hastalık varlığı
- Ebeveynin boşanmaya neden olan kusuru (kısmi olarak)
- Ebeveynin ahlaki yaşam biçimi ve uyum düzeyi
Sosyal İnceleme Raporu (SİR Raporu)
Çekişmeli boşanma davalarında, taraflar arasında velayet konusunda anlaşmazlık varsa, mahkeme bir sosyal inceleme raporu (SİR Raporu) düzenlettirmektedir. Bu rapor, çocuğun üstün yararını sağlamak amacıyla yapılan kapsamlı bir araştırmadır.
SİR raporu, çocuğun velayetinin hangi ebeveynde kalmasının daha uygun olduğu konusunda hakim için rehber niteliğinde yol gösterici bir belgedir. Rapora raporunda yer alan konular şunlardır:
- Çocuğun fiziksel, psikolojik ve ruhsal gelişim durumu
- Çocuğun yaşadığı ortam ve yaşam koşulları
- Ebeveynlerle kurulan ilişkiler ve duygusal bağlar
- Ebeveynlerin ekonomik durumları
- Çocuğun okul durumu ve eğitim başarısı
- Çocuğun sosyal ilişkileri ve arkadaş çevresi
Sosyal inceleme raporu, mahkeme tarafından atanan bir pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı tarafından hazırlanır. Hazırlayan uzman, çocuk ve ebeveynlerle görüşmeler yaparak, ev ortamını inceleyerek ve gerekli araştırmaları yaparak kapsamlı bir rapor sunar.
Velayetin Türleri
Tek Başına Velayet
Tek başına velayet, velayetin eşlerden yalnız birinde bulunmasıdır. Kural olarak, Türk hukukunda boşanma sonrası uygulanan velayet türü budur. Velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir ve diğer ebeveyn yalnızca mahkeme tarafından belirlenen günlerde ve saatlerde çocukla kişisel ilişki kurabilir.
Tek başına velayet, çocuğun günlük bakımı, eğitimi ve sağlık kararları konusunda velayeti alan ebeveynin tam yetkili olması anlamına gelir. Diğer ebeveyn, çocuğun büyük ilgisini çeken kararlar konusunda danışılsa bile, karar verme yetkisi velayeti olan ebeveyne aittir.
Ortak Velayet
Ortak velayet (müşterek velayet), boşanmadan sonra çocuğun velayetinin her iki ebeveynde birlikte bulunmasıdır. Türk Medeni Kanunu'nda ortak velayet konusunda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, son yıllarda Yargıtay kararlarında ortak velayet uygulanmaya başlanmıştır.
Yargıtay'ın 2017 yılında aldığı kararla, ortak velayet Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı belirtilmiş, belirli şartlar altında mahkemeler ortak velayet kararı verebilmeye başlamıştır.
Ortak Velayetin Şartları:
- Tarafların ebeveynlik konusunda iş birliği yapmaya istekli olması
- Ebeveynler arasında çocuğun menfaati konusunda minimum düzeyde anlaşmazlık bulunması
- Çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişiminin her iki ebeveyninle de ilişki kurması ile sağlanması
- Sosyal inceleme raporu ve uzman raporlarının ortak velayetin uygun olduğunu belirtmesi
Ortak velayette, her iki ebeveyn de çocuğun kararlarında söz sahibi olur. Eğitim, sağlık, kişisel gelişim gibi önemli konularda ortak karar alınır. Ancak çocuğun günlük bakımını hangi ebeveynde kalacağına dair düzenleme protokolde belirtilir.
Velayetin Değiştirilmesi Davası
Velayetin başlangıçta belirlenen şekilde devam etmesi mümkün olmayabilir. Değişen yaşamsal koşullar nedeniyle velayetin değiştirilmesi gerekebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 183. maddesinde, velayet değişikliğinin şartları düzenlenmiştir:
Velayetin Değiştirilmesini Gerektiren Durumlar:
- Velayet sahibi ebeveynin başka bir yere taşınması ve çocuğa bakabilecek durumunun ortadan kalkması
- Velayet sahibi ebeveynin evlenmesi sonucu çocuk ile ilgilenememesi
- Velayet sahibi ebeveynin ağır hastalığa maruz kalması ve çocuğa bakamama durumu
- Velayet görevinin ağır şekilde ihlal edilmesi (çocuğa bakma konusunda çabalamama, çocuğu ihmal etme)
- Velayet sahibinin çocuğa karşı fiziksel veya psikolojik şiddet uygulaması
- Velayet sahibi ebeveynin uyuşturucu veya alkol bağımlılığı
- Velayet sahibinin haysiyetsiz bir hayat sürüyor olması ve bunun çocuğa olumsuz etkisi
Velayetin değiştirilmesi davası, diğer ebeveyn veya çocuğun yakınları tarafından açılabilir. Mahkeme, yeni olguları ve değişen koşulları değerlendirek, çocuğun üstün yararına göre velayeti değiştirip değiştirmeyeceğine karar verir. Velayetin değiştirilmesi talebinde, yeni bir sosyal inceleme raporu alınabilir.
Velayetin Kaldırılması
Velayeti sahibi ebeveynin çocuğa karşı ağır ihlaller yapması durumunda, mahkeme velayeti tamamen kaldırabilir. Velayetin kaldırılması, çocuğun sağlığı ve güvenliğinin ciddi şekilde tehlikeye girdiği durumlarda söz konusu olur.
Velayetin Kaldırılma Nedenleri:
Türk Medeni Kanunu'nun 348. maddesine göre, velayeti sahibi kişinin:
- Çocuğun bedensel veya ruhsal gelişimini tehlikeye düşürmesi
- Çocuğa karşı ciddi biçimde yükümlülüklerini ihlal etmesi
- Çocuğu terk etmesi veya kötü muamelede bulunması
- Çocuğu kötü alışkanlıklara bulaştırması
- Cinsel istismarın veya diğer ağır suçların failinin uyduğunu gösteren belirtiler bulunması
Velayetin kaldırılması halinde, mahkeme çocuk için bir vasi atanmasını talep eder. Vasilık yükümlülüğü, çocuğun yasal temsilini ve kişisel menfaatini korumak amacıyla yapılır.
Kişisel İlişkinin Düzenlenmesi
Velayeti almayan ebeveynin çocukla ilişkisini sürdürmesi hakkı, Türk Medeni Kanunu'nda ayrı bir başlık altında korunmaktadır. Çocuğun her iki ebeveyninle de ilişki kurması, çocuğun gelişimi açısından önemli sayılır.
Ebeveynler Arasında Kişisel İlişki
Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn, çocukla uygun kişisel ilişki kurma hakkına sahiptir. Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesine göre, mahkeme boşanma kararı verirken, çocuğun anne ve babayla olan kişisel ilişkisini düzenler.
Kişisel İlişkinin Belirlenmesinde Dikkate Alınan Faktörler:
- Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi
- Velayeti alan ebeveynin çocuğa bakabilme kapasitesi
- İki ebeveyn arasındaki mesafe
- Diğer ebeveynin çocuğa olan ilgisi ve bakabilme potansiyeli
- Çocuğun okullaşma durumu ve sosyal faaliyetleri
- Ebeveynler arasında işbirliği düzeyi
Kişisel İlişkinin Şekilleri:
Kişisel ilişki, aybaşı görüşme, haftalık görüşme, belirli günlerde görüşme, tatillerde görüşme gibi farklı şekillerde düzenlenebilir. Mahkeme, çocuğun durumuna göre en uygun düzeni belirler.
Örneğin, iki yaşındaki bir çocuk için kişisel ilişki, haftanın belirli günleri kısa görüşmelerle düzenlenirken, yedi yaşındaki bir çocuk için daha uzun ve sık ziyaretler belirlenebilir. Yaşın ilerleyen bir çocuk için ise hafta sonları ve tatillerde çocuğun diğer ebeveyne gitmesi düzenlenebilir.
Üçüncü Kişilerle Kişisel İlişki (Büyükanne, Büyükbaba ve Yakınları)
Çocuğun büyükanne, büyükbaba, kardeş, teyze, amca gibi yakın akrabaları veya çocuğun yaşamında özel bir yeri olan kişilerle kişisel ilişki kurması, Türk Medeni Kanunu'nun 325. maddesinde düzenlenmiştir.
Buna göre, olağanüstü haller mevcut ise ve çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde, bu kişilerle çocuk arasında kişisel ilişki kurulabilir. Ancak bu hak, velayet sahibinin rızası olmadan kullanılamaz (TMK m. 326).
Olağanüstü Hallerin Neler Olduğu:
- Anne ve babanın her ikisinin de vefat etmesi durumunda, büyükanne ve büyükbabanın çocukla ilişki kurması
- Çocuğun bakımında önemli rol oynayan yakınların çocuğu kaybetmemesi (örneğin, uzun yıllar çocuğa bakıcı görevini yapan bir kişi)
- Çocuğun psikolojik gelişimi açısından belirli bir yakının varlığının önemli olması
Kişisel İlişki Davası Nasıl Açılır?
Kişisel ilişki kurulmasını talep eden taraf, aile mahkemesine dava dilekçesi sunarak başvurum yapmalıdır. Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar yer almalıdır:
- Davacı ve davalının kimlik bilgileri
- Çocuğun kimlik bilgileri
- Kişisel ilişki kurulmasını talep eden nedenleri
- Önerilen görüşme düzeni (gün, saat, yer)
- Çocuğun tutum ve davranışına ilişkin bilgiler
- Varsa tanık beyanları
Görevli mahkeme, çocuğun oturduğu yer mahkemesi veya kişisel ilişki talep eden ebeveynin yerleşim yeri mahkemesidir. Ankara'da bu davalara Ankara Aile Mahkemeleri bakmaktadır.
Kişisel İlişkinin Sınırları ve Yasaklar
Kişisel ilişki hakkı, çocuğun üstün yararını aşan durumlarda kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.
Kişisel İlişki Sınırlandırılan Durumlar:
- Diğer ebeveynin çocuğa karşı şiddet uyguladığı ispat edilmişse
- Diğer ebeveynin çocuğu suç işlemeye teşvik ettiği belirtilmişse
- Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesi çocuğun psikolojisine ciddi zarar veriyorsa
- Diğer ebeveyn çocuğun velayeti sahibi ebeveynin hakkını sistematik olarak engelliyorsa
Mahkeme, bu tür hallerde kişisel ilişkiyi yasaklayabilir veya denetimli görüşmeler düzenleyebilir.
Evlilik Dışı Çocuklarda Velayet
Evlilik dışında doğan çocuklarda, velayet başlangıçta anneye aittir. Baba, çocuğun velayetini talep etmek istiyorsa, Türk Medeni Kanunu'nun 337. maddesine göre, mahkeme çocuğun menfaatine göre velayeti babaya verebilir.
Evlilik Dışı Çocuk Velayetinin Şartları:
- Babanın çocuğa bakabilme gücünün bulunması
- Annenin velayeti almaya engel bir durumunun bulunması (küçüklük, vesayet altında olması, ölümü gibi)
- Mahkemenin çocuğun menfaatini gözeterek karar alması
Sık Sorulan Sorular
Velayeti almayan ebeveyn ne sıklıkta çocuğu görebilir?
Bu, mahkemenin çocuğun durumuna göre belirlediği görüşme düzenine bağlıdır. Genellikle haftada bir veya ayda iki kez görüşme düzenlenebilir. Çocuğun yaşı küçükse daha sık ve kısa ziyaretler, yaşı büyükse daha uzun ve belki daha seyrek ziyaretler belirlenebilir.
Çocuk kişisel ilişki görmek istemezse ne yapılır?
Çocuğun kişisel ilişkiye katılmak istemiyor olması, çocuğun kendi seçiminden kaynaklanabileceği gibi, velayeti alan ebeveynin olumsuz telkini sonucu da olabilir. Mahkeme, çocuğun gerçek iradesi ile yönlendirilmesi arasında ayrım yapmaya çalışır. Eğer çocuk gerçekten o ebeveynle ilişki kurmak istemiyorsa, mahkeme bunu dikkate alabilir.
Çocuk başka bir ile taşınırsa kişisel ilişki nasıl düzenlenir?
Çocuğun başka bir ile taşınması, kişisel ilişkinin düzenlenmesini değiştirebilir. Mahkeme, mesafeyi dikkate alarak ziyaretleri düzenleyebilir. Örneğin, uzak bir ile taşındıysa tatillerde veya üçer ayda bir uzun süreli ziyaretler belirlenebilir.
Velayeti alan ebeveyn kişisel ilişkiyi engelleyebilir mi?
Hayır. Velayeti alan ebeveyn, mahkemenin belirlediği kişisel ilişki düzenini keyfî olarak engelleyemez. Eğer bu yapılırsa, velayeti alan ebeveyn mahkeme kararını ihlal etmiş sayılır ve gerektiğinde velayetin değiştirilmesi talep edilebilir.
Ortak velayet uygulanırken çocuk nerede yaşar?
Ortak velayette, çocuğun kimin yanında yaşayacağı protokolde belirtilir. Çocuk, belirli günleri bir ebeveynde, belirli günleri diğer ebeveynde geçirebilir. Önemli olan her iki ebeveynin de çocuğun yaşamında aktif rol almasıdır.
Sosyal inceleme raporu mahkemeyi bağlar mı?
Hayır. Sosyal inceleme raporu hakim için yol gösterici niteliktedir ancak bağlayıcı değildir. Hakim, raporu dikkate almak zorunda değildir; rapordaki görüşe katılmayıp başka bir karar verebilir.
Velayeti değiştirmek için ne kadar süre geçmesi gerekir?
Velayeti değiştirmek için belirli bir bekleme süresi yoktur. Ancak değişen koşullar hakikaten ortaya çıkmış olmalıdır. Velayetin değiştirilmesi talebinde, yeni durumları kanıtlamak gerekir.
Çocuğun adı ne olur, velayet kime veriliyor?
Çocuğun soyadı, velayet kararından bağımsız olarak belirlenir. Anne ve babanın soyadından hangisi verilecekse, çocuk onu taşır. Velayet değişse bile, çocuğun soyadı değişmez.
Evlilik dışı doğan çocuk babası haline başvurabilir mi?
Evet. Evlilik dışında doğan çocuğun babası, babalık davasında da başvurabilir. Babalık tespiti yapıldıktan sonra, babası velayeti talep edebilir.
Velayeti alan ebeveynin başka bir ülkeye göç etmesi halinde ne yapılır?
Başka bir ülkeye göç etmek, özellikle kişisel ilişkiyi engelliyorsa, mahkeme velayeti değiştirmeyi dikkate alabilir. Ayrıca, Uluslararası Çocuk Kaçırma Sözleşmesi'ne göre hukuki işlemler başlatılabilir.
Velayet karı verildikten sonra anlaşmalı olarak değiştirilebilir mi?
Evet. Ebeveynler, mahkemeye müracaat ederek velayetin değiştirilmesini ve yeni düzenlemeyi protokol ile belirleyebilirler. Anlaşmalı velayet değişikliği daha hızlı sonuçlanır.
Sosyal inceleme raporu hazırlanırken çocuğa ne sorulur?
Raporu hazırlayan uzman, çocuğa ailesi ile ilişkisi, annesi ve babasına karşı duygularını, her birinin yanında hissettiği rahatlık düzeyini sorabilir. Ayrıca çocuğun okul, arkadaşları ve günlük yaşamı hakkında bilgi alır.
Av. Doğukan DEMİRÖZ
Bilgilendirme Notu: Bu yazıda yer alan bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Velayet davaları, her çocuğun ve aile durumunun kendine özgü koşullarına göre farklı sonuçlar doğuran karmaşık hukuki süreçlerdir. Çocuğunuzun hak ve menfaatini korumak için mutlaka bir avukatla görüşmeniz önerilir. Ankara'da ikamet eden vatandaşlar, Ankara Barosu'na kayıtlı avukatlardan hukuki danışmanlık alabilir ve Ankara Aile Mahkemeleri'ne başvurabilirler.
