Nafaka Nedir? (2026)

14.01.2026

Nafaka Nedir? Nafaka Davaları Nedir?

Nafaka, Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmiş olup, bir kimsenin geçimini temin etmek için başka bir kişi tarafından yapılan nakdi veya ayni yardımdır. Nafaka hakkı, aile üyelerinin birbirlerine karşı sürdürülebilir dayanışma yükümlülüğünün bir uzantısıdır. Nafaka talep hakkı, kamu düzenine ilişkin olup, taraflar tarafından önceden vazgeçilemez. Evlilik birliği devam ederken veya sona erdikten sonra, belirli koşullar altında nafaka talep edilebilir.

Nafaka talepleri, tarafların mali durumları, ihtiyaçları, yaşam standartları ve kusur oranları gibi faktörler dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir. Nafaka yükümlüsünün ödeme gücü, nafaka alacaklısının ihtiyaçları kadar önemlidir. Mahkeme, ödeme gücü ve ihtiyaç arasında denge sağlayarak, adil bir nafaka miktarı tespit etmeye çalışır.

Nafaka Türleri

Türk hukuku sisteminde, nafaka çeşitli kategorilere ayrılır. Bu kategoriler, nafakanın talep ediliş zamanına, hukuki dayanaklarına ve harcamaların niteliğine göre belirlenir.

Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, boşanma davası açıldığında dava sonuçlanıncaya kadar eş ve çocuklara verilen geçici nitelikli bir nafakadır. Bu nafaka, boşanma davasının açılmasıyla başlar ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer.

Tedbir nafakası talep edilebilmesi için, ekonomik açıdan zayıf durumda olan eş veya çocuğun ihtiyacı yeterlidir. Bu nafakayı talep eden kişinin kusuru daha ağır olması ya da çalışmakta olması, tedbir nafakası verilmesini engellemeyen faktörlerdir. Mahkeme, tarafların mevcut ekonomik durumlarını ve ihtiyaçlarını değerlendirerek, tedbir nafakasına karar verir.

Tedbir nafakası, irat şeklinde (aylık olarak) ödenir. Mahkeme, geçici düzenlemesine rağmen, hakkaniyet gereği tedbir nafakasının önemli ölçüde artırılması veya azaltılması için dava açılmasını destekleyebilir. Boşanma kararı kesinleştiğinde, tedbir nafakası yerini kalıcı nafaka türlerine bırakır.

Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş için hükmedilen nafakadır. Bu nafaka, kalıcı nitelikte ve süresiz olarak ödenir.

Yoksulluk nafakasının şartları aşağıdaki gibidir:

Yoksulluk Durumu: Nafaka talep eden eşin, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşmesi veya ekonomik açıdan zayıflamış olması gerekmektedir. Yoksulluk, asgari geçim düzeyinin altında bir gelir veya varlık demektir.

Kusur Oranı: Yoksulluk nafakası talep eden eş, boşanmada kusuru daha ağır olmayan eş olmalıdır. Yani eşit kusurlu, daha az kusurlu veya tamamen kusursuz olan eş talep edebilir.

Mali Yükümlülüğün Varlığı: Nafaka yükümlüsü olan diğer eşin, talep edilen nafakayı ödeme gücü bulunmalıdır. Mali gücü yok sayılmaz; ancak katlanılmaz bir yükümlülük yaratacak şekilde de ileri sürülemez.

Yoksulluk nafakasının miktarı, mahkeme tarafından tarafların mali durumları, ihtiyaçları, evlilik süresince alışmış oldukları hayat standartları ve kusur oranları göz önünde bulundurarak belirlenebilir. Nafaka miktarı toptan (sermaye şeklinde, bir defada) veya irat (aylık, düzenli) şeklinde hükmedilmesi mümkündür.

Toptan hükmedilen yoksulluk nafakası sonradan artırılamaz, azaltılamaz veya kaldırılamaz; çünkü ödeme bir defada tamamlanmış olur. Ancak irat şeklinde hükmedilen yoksulluk nafakası, değişen koşullar halinde artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir.

İştirak Nafakası

İştirak nafakası, boşanma nedeniyle velayeti kendisinde olmayan eşin, çocuğun geçimi ve eğitim masraflarına katılmasını sağlamak üzere hükmedilen nafakadır. Bu nafaka, boşanma kararının kesinleşmesiyle başlar ve kural olarak çocuğun ergin olmasıyla (18 yaşında) sona erer.

İştirak nafakasının miktarı, çocuğun ihtiyaçları, velayeti kendisinde bulunduran eşin mali durumu ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücü dikkate alınarak mahkeme tarafından belirlenir. Çocuğun özel ihtiyaçları, eğitim durumu, sağlık giderleri gibi faktörler de bu hesaplamada rol oynar.

Çocuk ergin olduktan sonra da eğitimine devam ediyorsa, iştirak nafakası mahkeme kararıyla devam ettirilmesi mümkündür. Nafaka yükümlüsü, çocuğun özel bir ihtiyacını giderememe gibi mazeretler sunsa bile, çocuğun eğitim ve sosyal gelişimini destekleme yükümlülüğü devam eder.

Nafaka Miktarının Belirlenmesi

Nafaka miktarı, mahkeme tarafından hüküm altına alındığında çeşitli faktörler dikkate alınır. Türk Medeni Kanunu'nun 330. maddesine göre, iştirak nafakasının miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Benzer şekilde yoksulluk nafakası ve diğer nafaka türleri için de benzer ölçütler kullanılır.

Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken şu unsurları değerlendirir:

Tarafların Gelir Durumu: Nafaka yükümlüsünün sabit geliri, çalışmadığı durumunda taşınmazlarından elde ettiği kira geliri, emekli maaşı, ticari kazancı veya diğer gelir kaynakları dikkate alınır.

Gider Düzeyi: Nafaka yükümlüsünün yaşama maliyeti, barınma giderleri, sağlık harcamaları, vergi yükümlülükleri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyaçları da göz önünde bulundurulur.

Nafaka Alacaklısının İhtiyaçları: Talepte bulunan kişinin sağlık durumu, yaş, iş olanaklarının varlığı, evlilik devam ederken alışmış oldukları hayat standartları ve çocuklar varsa onların ihtiyaçları değerlendirilir.

Kusur Oranları: Boşanmada tarafların kusur derecesi, özellikle yoksulluk nafakası tayininde belirleyici etkendir.

Mahkeme, bu faktörleri bir bütün olarak değerlendirerek, hakkaniyete uygun bir miktara karar verir. Nafaka miktarı para ile ifade edilir ve her ay başında (kural olarak) ödenmesi gerekir.

Nafakada Otomatik Artış Mekanizması

Mahkeme kararında, nafakanın ilerleyen yıllarda otomatik olarak artırılması konusunda hüküm varsa, bu artış belli oran doğrultusunda gerçekleşir. Genellikle mahkemeler, nafakanın her yıl Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayınladığı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) veya Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) oranında artırılmasına karar verirler.

ÜFE ve TÜFE, her ayın başında TÜİK tarafından açıklanır. Mahkeme tarafından 12 aylık ortalama ÜFE oranında artış kararı verilmişse, nafaka bağlandığı aydan itibaren her yılda aynı ayda bu oran uygulanarak yeni nafaka miktarı hesaplanır. Örneğin, Ocak 2024'te 2.000 TL nafaka bağlanmışsa ve mahkeme ÜFE oranında artış kararı vermişse, Ocak 2025'te TÜİK'in 12 aylık ortalama ÜFE oranı o ayın nafakaya uygulanacaktır.

Mahkeme kararında otomatik artış mekanizması yoksa, nafaka alacaklısı değişen koşullar nedeniyle nafaka artırım davası açmalıdır.

Nafakanın Artırılması Davası

Nafakanın başlangıçta belirlenen miktarı, zamanla gelişen enflasyon veya değişen yaşamsal koşullar nedeniyle yetersiz kalabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesine göre, nafaka alacaklısı, mali durumun değişmesi veya hakkaniyet gerektirmesi halinde, mahkemeden nafakayı artırmayı talep edebilir.

Nafaka Artırımı Şartları

Enflasyon ve Hayat Pahalılığı: Zamanla paranın alım gücü azalır. Başlangıçta yeterli olan nafaka miktarı, asgari geçim seviyesini karşılamaya yetmeyebilir. Yargıtay, olağanüstü bir koşul değişikliği olmasa bile, enflasyon oranında olan artışın yapılması gerektiğini kabul etmiştir.

Çocuğun İhtiyaçlarındaki Artış: Çocuğun yaş ve eğitim düzeyinin değişmesi, tıbbi masraflar, özel eğitim ihtiyaçları veya spor faaliyetleri gibi unsurlar nafaka miktarının artırılmasını gerektirebilir.

Nafaka Borçlusunun Gelirinde Artış: Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun önemli ölçüde iyileşmesi, nafaka artırım davasının temellendirilmesinde rol oynar. Ancak nafaka alacaklısının da durumunun kötüleşmesi veya çocuğun ihtiyaçlarının artması çok önemlidir.

Nafaka Alacaklısının Durumunun Kötüleşmesi: Nafaka alan kişinin hastalık, işsizlik veya diğer nedenlerle maddi durumu kötüleşmişse, mevcut nafaka artık geçim ihtiyaçlarını karşılamayabilir.

Nafaka Artırım Davasının Açılması

Nafaka artırım davası, nafaka alacaklısı tarafından nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi'nde açılır. Ankara'da ikamet eden bir kişi, Ankara Aile Mahkemeleri'nde dava açabilir.

Davada, nafakanın artırılması gereken nedenler belgeler eşliğinde sunulmalıdır. Nafaka alacaklısının maaş bordrosu, işsizlik belgesi, sağlık raporları, çocuğun okul resimleri veya diğer ilgili belgeler kanıt niteliğinde kabul edilir. Mahkeme, nafaka yükümlüsünün gelir belgelerini de incelemeye tabi tutar.

Nafaka artırım davasında, mahkeme tarafların ekonomik durumlarını yeniden değerlendirerek, yeni bir nafaka miktarına karar verir. Artırım miktarı, mevcut nafakaya ek olarak yapılır; önceki dönemlere retroaktif uygulanmaz. Nafaka artırımı, karar tarihinden itibaren geçerli olmaya başlar.

Nafakanın Azaltılması Davası

Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun kötüleşmesi, emeklilik, işten çıkartılma veya hastalık gibi nedenlerle ödeme gücü önemli ölçüde azalabilir. Bu gibi durumlarda, Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesine göre nafaka yükümlüsü, mahkemeden nafakanın azaltılmasını talep edebilir.

Nafaka Azaltım Şartları

Nafaka Yükümlüsünün Mali Durumunun Kötüleşmesi: İşten çıkartılma, emeklilik, hastalık veya sağlık nedeniyle çalışma yeteneğinin kaybı gibi unsurlar, nafaka azaltım talebinin hukuki dayanağı olabilir.

Nafaka Alacaklısının Mali Durumunun İyileşmesi: Nafaka alan kişinin yeni bir işe başlaması, evlenip başka bir gelir kaynağına sahip olması veya taşınmazlarından kira geliri elde etmeye başlaması, nafakanın azaltılması için gerekçe teşkil edebilir.

Hakkaniyet Gereksinimleri: Mahkeme, her iki tarafın durumunu değerlendirerek, hakkaniyete uygun bir azaltım miktarına karar verir.

Nafaka azaltım davası, nafaka yükümlüsü tarafından açılabilir. Mahkeme, somut delillerle desteklenen talepleri değerlendirerek, nafakanın azaltılmasına veya oransal olarak indirilmesine karar verebilir.

Nafakanın Kaldırılması

Nafaka alacaklısının veya nafaka yükümlüsünün ölümü dışında, belirli yaşamsal değişiklikler nafakayı sona erdiren veya kaldırılmasını talep ettirebilen sebepler teşkil edebilir.

Nafakayı Kendiliğinden Sona Erdiren Haller

Nafaka Alacaklısının Ölümü: Nafaka talep eden eş vefat ederse, o tarihten itibaren nafaka ödenmesi sona erer. Nafaka yükümlüsü, ölüm tarihinden sonraki ödeme yükümlülüğü taşımaz.

Nafaka Yükümlüsünün Ölümü: Nafaka borçlusu vefat ettiğinde, aylık nafaka ödemesi kural olarak sona erer. Ancak toptan hükmedilen nafakada farklı hususlar söz konusu olabilir.

Nafaka Alacaklısının Yeniden Evlenmesi: Boşanmış eş yeniden evlenirse, kendisine bağlanan yoksulluk nafakası kendiliğinden kaldırılır. Yeniden evlilik, yoksulluk durumunun ortadan kalkması anlamında değerlendirilir.

Çocuğun Ergin Olması (İştirak Nafakası): İştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurması ile kural olarak sona erer.

Mahkeme Kararıyla Kaldırılabilecek Haller

Nafaka Alacaklısının Fiilen Evliymiş Gibi Yaşaması: Nafaka alan kişi, yeniden evlenmese de başka bir kişi ile evli gibi yaşamaya başlarsa, nafaka yükümlüsü mahkemeden nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Ancak bu durumun devamlılık arz etmesi, geçici birlikteliklerin nafaka kaldırılmasını haklı görmemesi gerekir.

Yoksulluk Durumunun Ortadan Kalkması: Nafaka alan kişinin ekonomik durumu önemli ölçüde iyileşmiş, yoksulluk durumu ortadan kalkmışsa, mahkemeden nafakanın kaldırılması talep edilebilir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme: Nafaka alacaklısı haysiyetsiz veya sosyal açıdan kabul görmeyen bir yaşam sürüyorsa, bu da nafakanın kaldırılması için gerekçe teşkil edebilir. Ancak bu kriter çok sınırlı olarak uygulanmaktadır.

Nafaka Alacaklısının Çalışmaktan Kaçınması: Nafaka alan kişinin çalışma yeteneği bulunmasına rağmen, haklı bir sebep olmaksızın çalışmaktan kaçınması halinde, nafakanın kaldırılması talep edilebilir.

Nafakanın kaldırılması davası, nafaka yükümlüsü tarafından açılır. Davanın görevli mahkemesi, nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki Aile Mahkemesi'dir.

Nafakanın Ödenmesi ve Takibi

Mahkeme tarafından hükmedilen nafaka, kural olarak her ay peşin ödenmelidir. Mahkeme kararında belirtilen güne kadar ödeme yapılması gerekmektedir. Nafaka, banka transferi, ödeme emri veya doğrudan ödenebilir.

Nafaka ödenmezse, nafaka alacaklısı icra takibi başlatabileceği gibi, Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda da bulunabilir. Üç aya kadar nafaka ödenmemesi halinde, İcra Ceza Mahkemesi nafaka borçlusuna tazyik hapsi (üç aya kadar hapis) uygulanabilir. Tazyik hapsi, borç ödendiğinde sona erer.

Nafaka borcu, Türk Medeni Kanunu'na göre kişiye bağlı bir borç niteliğindedir. Nafaka yükümlüsü, borçtan kaçınamaz ve önceden vazgeçemez. İcra yoluyla takip edilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Nafaka alacaklısı çalışmaya başlarsa nafaka kaldırılır mı?

Nafaka alacaklısının çalışmaya başlaması, tek başına nafakanın kaldırılmasını haklı göstermez. Ancak çalışan kişinin geliri önemli ölçüde yoksulluk durumunu ortadan kaldırıyorsa, nafaka azaltılabilir veya kaldırılabilir. Mahkeme, her iki tarafın ekonomik durumunu bütüncül olarak değerlendirir.

Nafaka kararında otomatik artış mekanizması yoksa ne yapmalı?

Mahkeme kararında otomatik artış hükmü yoksa, nafaka alacaklısı değişen koşullar nedeniyle yetersiz kalan nafakayı artırmak için davaya başvurmalıdır. Nafaka artırım davası, yetkili aile mahkemesinde açılabilir.

Toptan hükmedilen nafaka artırılabilir mi?

Toptan (sermaye şeklinde) hükmedilen nafaka artırılamaz, azaltılamaz veya kaldırılamaz. Çünkü toptan ödeme ile nafaka alacağı tamamlanmış olur. Bunu önlemek için taraflar, irat şeklinde (aylık) hükmedilmesini talep etmelidir.

Nafaka yükümlüsü borçsuz kalırsa nafaka ödeyemez mi?

Nafaka borçlusu, borç nedeniyle ödeme yapamıyorum diye mazeret sunsa bile, bu mali gücü olmadığını kanıtlamadığı sürece tutarlı olmalıdır. Mahkeme, mevcut mali durumunu değerlendirir ve ödeme gücüne uygun bir nafaka miktarına karar verir.

Nafaka davasında medeni durumun değişmesi etkili mi?

Evet. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya başka biriyle yaşamaya başlaması, yoksulluk nafakasının kaldırılması için gerekçe teşkil eder. Ancak bu durum, kaldırılması için resmi karar almak gerektiriyorsa, mahkemeye başvurulmalıdır.

Nafaka artırım davasında delil olarak neler sunulabilir?

Maaş bordrosu, iş sözleşmesi, vergi levhasıyla düzenlenmiş harcama belgeleri, sağlık raporları, çocuğun okul ve eğitim masraflarının belgeleri, enflasyon oranları gibi TÜİK verileri ve benzeri belgeler delil niteliğinde kullanılabilir.

Çocuk 18 yaşında iştirak nafakası kesilir mi?

Çocuk ergin olduğunda iştirak nafakası kural olarak sona erer. Ancak çocuğun eğitimine devam etmesi halinde, mahkeme tarafından nafakanın devamı hükmedilmesi mümkündür. Bu durumda nafaka yükümlüsü, çocuğun eğitim masraflarını karşılamaya devam etmek zorundadır.

Nafaka alacaklısı adli yardım kapsamında dava açabilir mi?

Evet. Ekonomik durumu zayıf olan nafaka alacaklısı, adli yardım talebinde bulunarak harçsız dava açabilir. Ankara Barosu'na başvurarak adli yardım koşullarını öğrenebilir.

Av. Doğukan DEMİRÖZ



Bilgilendirme Notu: Bu yazıda yer alan bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Nafaka hukuku, somut olayların özelliklerine göre değişken çözümler sunan bir alan olup, her durumun kendi koşulları vardır. Nafaka talebinde bulunmadan, artırım veya kaldırılması konusunda dava açmadan önce, avukatla istişare etmeniz ve mevcut belgeleri hazırlamanız önerilir. Ankara'da ikamet eden vatandaşlar, Ankara Barosu'na kayıtlı avukatlardan danışmanlık alabilir veya Ankara Aile Mahkemeleri'ne başvurabilirler.