Mirasta Muvazaa Davası (2026)
Muris Muvazaası, Mirastan Mal Kaçırma Ve Tapu İptal Tescil Davası
Miras bırakan, yaşamı sırasında ekonomik çıkarları veya kişisel tercihler nedeniyle bazı mirasçılarını diğerlerine kıyasla daha az miras bırakmak isteyebilir. Bu amaçla miras bırakan, gerçekte belirli bir mirasçısına veya üçüncü kişiye malını bağışlamak istese bile, tapu kaydında satış, ölünceye kadar bakma sözleşmesi veya başka bir işlem şeklinde gösterebilir. Mirasta muvazaa davası, olarak da bilinen muris muvazaası davası, bu tür gizlenmiş ve yanıltıcı işlemlerin mahkeme tarafından tespit edilmesini ve iptal edilmesini amaçlayan bir hukuki işlemdir. Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları, mirasta muvazaanın koşullarını ve davaya ilişkin esasları düzenlemektedir. Aşağıda, mirasta muvazaanın tanımı, şartları, ispat yükü ve mahkeme süreci hakkında kapsamlı bilgi verilmesi amaçlanmaktadır.
Mirasta Muvazaa (Muris Muvazaası) Davası Nedir?
Mirasta muvazaa davası, muris muvazaası veya mirastan mal kaçırma davası olarak adlandırılan bu dava türü, miras bırakanın (murisin) mirasçılarından birini veya birkaçını miras hakkından mahrum etmek amacıyla yaptığı gizlenen işlemleri mahkeme aracılığıyla tespit ederek iptal ettirmeyi amaçlayan bir dava türüdür. Miras bırakan, gerçekte bir taşınmazı bağışlamak istese bile, tapu kaydında satış, ölünceye kadar bakma veya başka bir işlem şeklinde göstererek, mirasçılarının bu malı mirastan pay almalarını engellemeye çalışabilir.
Mirasta muvazaa davası, mirasçıların haklarını korumak amacıyla Türk hukuk sistemi tarafından tanınmış ve Yargıtay tarafından geliştirilmiş bir dava mekanizmasıdır. Bu davanın açılması, miras bırakanın ölümünden sonra da mümkündür ve mirasçılar, yıllar geçse bile bu tür işlemlerin iptalini talep edebilirler.
Mirasta Muvazaanın Hukuki Dayanağı
Mirasta muvazaa davası, Türk Borçlar Kanunu'nun 19. maddesine dayanır. Buna ek olarak, 1 Nisan 1974 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (1/2 sayılı karar), mirasta muvazaanın şartlarını ve uygulanmasını düzenleyen temel kaynakları oluşturur.
Türk Borçlar Kanunu Madde 19: Taraflar, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan bir sözleşme yapmışlarsa, bu görünürdeki sözleşme geçersizdir. Ancak tarafların gerçek iradelerini yansıtan gizli işlem tüm geçerlilik şartlarını taşıyorsa hüküm doğurabilir.
Mirasta muvazaada, miras bırakan ile karşı taraf (üçüncü kişi), görünüşteki işlemin gerçekte hüküm doğurmayacağı, aslında malın bağış veya başka bir işlem yoluyla devredileceği konusunda bilinçli olarak anlaşırlar. Bu anlaşma, yazılı veya sözlü olabilir.
Mirasta Muvazaanın Şartları
Mirasta muvazaanın varlığı için, Yargıtay içtihadı tarafından belirlenen belirli şartlar bir arada bulunmalıdır. Bu şartlardan herhangi birinin eksik olması, muvazaanın tespit edilmesini engeller.
Birinci Şart: Tarafların İradeleri ile Beyanları Arasında İsteyerek Yapılmış Uyumsuzluk
Miras bırakan ile karşı taraf, tapu memuru önünde verilen beyanda ve tapu kaydında gerçek iradelerine uymayan bir işlemi gerçekleştirirler. Örneğin, miras bırakan gerçekte malı bağışlamak istemesine rağmen, tapu kaydında satış işlemi olarak gösterilir. Bu uyumsuzluk, tarafların bilerek ve isteyerek meydana getirmeleri gerekmektedir. Tesadüfi bir hata, muvazaa olarak kabul edilmez.
İkinci Şart: Üçüncü Kişileri Aldatma Amacı (Mirasçıları Aldatma)
Muvazaa işleminin en temel öğesi, mirasçıları (üçüncü kişileri) aldatma amacıdır. Miras bırakan, tapu kaydındaki işlemi göstererek, mirasçılarının söz konusu malı mirastan pay olarak alamayacaklarını düşüncesine kapılmalarını sağlamaya çalışır. Bu aldatma amacı, davacı tarafından ispatlanmalıdır. Aldatma niyetinin bulunmadığı veya işlemin meşru başka amaçları bulunduğu gösterilirse, muvazaa kabul edilmez.
Üçüncü Şart: Miras Bırakan ve Mirasçı Arasında Anlaşma
Miras bırakan, üçüncü kişi (alıcı olarak gösterilen kişi) ile görünüşteki işlemin ve gizli gerçek işlemin varlığı konusunda anlaşmalıdır. Bu muvazaa sözleşmesi, yazılı veya sözlü olabilir. Aralarında bu anlaşma bulunmuyorsa, muvazaa olmadığı gibi, alıcı açısından işlem geçerli sayılabilir.
Miras bırakan, karşı tarafın rızası olmadan tek taraflı olarak işlemi gerçekleştirmiş olsa bile, bir muvazaa için karşı tarafın da bilgisi ve rızası bulunmalıdır. Aksi takdirde, işlem sahtekârlık veya diğer suç niteliği taşıyabilir.
Dördüncü Şart: Görünüşteki İşlem ve Gizli İşlem
Mirasta muvazaada, iki ayrı işlem bulunur:
Görünüşteki İşlem: Tapu kaydında gösterilen ve resmi olarak yapılan işlemdir. Genellikle satış, ölünceye kadar bakma sözleşmesi veya başka bir işlem şeklidir.
Gizli İşlem: Miras bırakan ile karşı tarafın aralarında anlaştıkları gerçek işlemdir. Çoğunlukla bağış, inançlı işlem veya başka bir tasarruf şeklidir.
Hem görünüşteki hem de gizli işlemin, tapu kaydı konusu bir taşınmazı içermesi gerekir. Muvazaa sadece tapuda kayıtlı taşınmazlar için geçerlidir.
Mirasta Muvazaa Davası Açabilecek Kişiler
Mirasta muvazaa davası, miras bırakanın ölüm anında mirasçılık sıfatına sahip olan her kişi tarafından açılabilir. Saklı payı olmayan mirasçılar da dava açma hakkına sahiptir.
Mirasçı Sıfatına Sahip Olanlar
Miras bırakanın kanuni mirasçıları (eş, çocuklar, anne-baba, kardeşler) direkt olarak muvazaa davası açabilirler. Atanmış mirasçılar (vasiyetname ile atanan mirasçılar) da, miras bırakanın ölüm anında sağ olmaları ve mirasçı olmaları halinde dava açabilirler.
Ancak dava açan kişinin, dava zamanında veya miras bırakanın ölüm zamanında mirasçı olması gerekmektedir. Daha sonradan mirasçılık sıfatını kaybeden bir kişi, muvazaa davası açamaz.
Bir Mirasçı Diğer Mirasçılar Adına Dava Açabilir mi?
Bir mirasçı, diğer mirasçılar adına doğrudan dava açamaz. Her mirasçı kendi adına dava açmalıdır. Ancak mahkeme, açılan davada tüm mirasçıların yararını göz önünde bulundurarak karar verir.
Mirasta Muvazaa Davasında Zamanaşımı
Mirasta muvazaa davasının en önemli özelliklerinden biri, zamanaşımına tabi olmadığıdır.
Süre Sınırlaması Yoktur
Miras bırakan ölür ölmez veya daha yıllar sonra muvazaa davası açılabilir. Yargıtay, muvazaanın hükümsüzlüğünün başlangıçtan itibaren var olduğunu belirterek, bu tür işlemlerin her zaman iptal edilebileceğini kabul etmiştir.
Miras bırakanın ölümünden itibaren on yıl geçse, yirmi yıl geçse, hatta daha uzun zaman geçse bile muvazaa davası açılabilir. Bu, mirasta muvazaa davalarının en avantajlı yönlerinden biridir.
Hak Düşürücü Süreler
Mirasta muvazaa davaları, İcra ve İflas Kanunu'nun 283 ve sonraki maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarından farklıdır. Tasarrufun iptali davalarında beş yıllık hak düşürücü bir süre bulunmasına rağmen, mirasta muvazaa davaları bu süreden etkilenmez.
Mirasta Muvazaa Davasında İspat Yükü
Mirasta muvazaa davasında ispat yükü, davacı mirasçıya aittir. Davacı, muvazaanın varlığını ve tüm şartlarını mahkeme önünde kanıtlamak zorundadır.
İspatlanması Gereken Hususlar
Muvazaa İlişkisinin Varlığı: Miras bırakan ile karşı tarafın muvazaalı işlem yapma konusunda anlaştıklarının kanıtlanması gerekmektedir. Bu, tanık beyanları, yazılı belgeler, ev sahipleri veya yakınların şahitlikleriyle ispatlanabilir.
Üçüncü Kişileri Aldatma Amacı: Miras bırakanın, mirasçılarını aldatmak amacıyla bu işlemi gerçekleştirdiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Genellikle, miras bırakanın malını belirli bir mirasçıya veya kişiye vermek istediğine ilişkin beyanlığı, yazılı belgeler veya tanık beyanları ile ispatlanır.
Taşınmazın Miras Bırakana Ait Olması: Tapu kaydında, muvazaa davası açılırken, miras bırakanın söz konusu taşınmazı kendi adında tapuya kayıtlı taşınmaz olarak sahip olduğunun kanıtlanması gerekmektedir.
Mahkemeler Tarafından Dikkate Alınan Göstergeler
Yargıtay, mirasta muvazaa davasında aşağıdaki faktörlerin bulunmasını muvazaa karinesi olarak kabul etmektedir:
- Taşınmazın satış üzerinden sonra miras bırakan tarafından kullanılmaya devam edilmesi
- Satış bedelinin ödenmemesi veya hiç ödeme yapılmaması
- Satış bedelinin çok düşük gösterilmesi
- Taşınmazın elektrik, su, doğalgaz vb. hizmetlerinin aynı kişide kalması
- Satıcı (miras bırakan) ile alıcı arasında yakın akrabalık bulunması
- İşlemin haciz veya miras ihtilafı öncesi yapılması
- Alıcının işlemi yapacak ekonomik güce sahip olmaması
Bu göstergelerden birden fazlasının mevcudiyeti, muvazaa karine
sinin güçlendirilmesine neden olur.
Mirasta Muvazaa Davasının Açılması
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mirasta muvazaa davaları, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Taşınmazın Ankara'da bulunması halinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde dava görülür.
Dava Dilekçesinde Yer Alması Gereken Hususlar
- Davacı ve davalıların kimlik bilgileri
- Miras bırakanın adı, soyadı ve ölüm tarihi
- Taşınmazın tam tanımı, adresi ve tapu bilgileri
- Muvazaanın nasıl gerçekleştiği ve hangi amaçla yapıldığı
- Görünüşteki işlemin ve gizli işlemin içeriği
- Muvazaanın üçüncü kişileri (mirasçıları) aldatma amacı
- Ispat edilecek konular ve deliller (tanık listesi, belgeler, vb.)
- Davacının miras payında ne kadarının etkilendiği
Mirasta Muvazaa Davasında Bilirkişi Raporu
Taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekiyorsa, mahkeme bilirkişi atayabilir. Bilirkişi, taşınmazın gerçek rayiç değerini belirler. Görünüşteki satış bedelinin çok düşük gösterilmesi, muvazaa karine
sini güçlendirir.
Mirasta Muvazaa Davasının Sonuçları
Mahkeme, muvazaanın varlığını tespit ettiğinde, görünüşteki işlem iptal edilir ve tapu kaydı değiştirilir.
Tapu İptali ve Tescil
Muvazaa davası başarılı olursa:
- Tapu kaydında yapılmış olan işlem (satış, ölünceye kadar bakma, vb.) iptal edilir
- Taşınmaz, miras bırakanın terekesine dahil edilir
- Muas biraz davası kesinleştikten sonra, karar tapu müdürlüğüne gönderilir ve tapu kaydı düzeltilir
Mirastan Paylaşım
Tapu iptal edildikten sonra, taşınmaz miras bırakanın mirasına dahil olur ve yasal mirasçılık kurallarına göre paylaşılır.
Sık Sorulan Sorular
Mirasta muvazaa davası kaç yıl içinde açılmalıdır?
Herhangi bir zaman sınırı yoktur. Miras bırakanın ölümünden sonra dilediğiniz zaman açılabilir.
Sadece bir mirasçı muvazaa davası açarsa, tüm mirasçılar yararlanır mı?
Mahkemenin kararı, tüm mirasçıların haklarını etkileyeceğinden, aslında tüm mirasçılar için geçerli olur. Ancak davanın açılması için mirasçılardan biri dava açmak yeterlidir.
Miras bırakan ölmeden dava açılabilir mi?
Evet. Miras bırakan sağlıyken bile, mirasçı (eğer belirlenmişse) muvazaa davası açabilir. Ancak pratik olarak, miras bırakan sağlıyken bu dava nadiren açılır.
Taşınmazı alan kişi muvazaa itiraz edebilir mi?
Evet. Taşınmazı alan kişi (alıcı), muvazaa iddiasına karşı savunma yapabilir ve itiraz edebilir. Ancak delillerle temtoos ederse, mahkeme davacının iddialarını kabul edebilir.
Muvazaa davası istinaf edilebiir mi?
Evet. Birinci derece mahkemenin kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurulabilir.
Satış bedeli ödendiyse muvazaa hala geçerli midir?
Satış bedelinin ödenmesi, muvazaanın varlığını ortadan kaldırmaz. Ancak tam bedel ödendiyse, mahkeme bunun muvazaa karine
sini zayıflattığını değerlendirebilir. Bununla birlikte, diğer göstergeler (taşınmazın devam ettirilmesi, yüksek bedel gösterilmesi, vb.) mevcutsa, muvazaa kabul edilebilir.
Alıcı iyi niyetli ise ne olur?
Alıcı, muvazaalı işleme taraf olduğu müddetçe, iyi niyetli olup olmadığı büyük önem taşımaz. Muvazaa anlaşmasına katılan alıcı, tapuda doğru tapu kaydına sahip olmasa bile, muvazaalı işlem nedeniyle tasarrufları iptal edilebilir.
Yazılı muvazaa sözleşmesi varsa dava daha mı kolay kazanılır?
Evet. Yazılı muvazaa sözleşmesi, davacının en güçlü delilidir. Sözlü muvazaa anlaşması da ispatlanabilir ancak daha zordur.
Mirasta muvazaa davası hangi mahkemede açılır?
Taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılır. Taşınmazlar farklı şehirlerde ise, her taşınmaz için dava açılabilir.
Arabulucu yoluyla çözüm mümkün mü?
Mirasta muvazaa davaları, arabuluculuğa tabi olmayan davalardandır. Ancak taraflar arabulucuya başvurmayı tercih edebilirler.
Muris muvazaası ile tenkis davası arasındaki fark nedir?
Tenkis davası, saklı paylı mirasçıların, vasiyetname nedeniyle miras paylarında bir indirim yapılmışsa açabilecekleri bir davadır. Mirasta muvazaa davası ise, miras bırakanın gizli tasarruflara yönelik açılan bir davadır. İkisi farklı amaçlar taşır.
Av. Doğukan DEMİRÖZ
Bilgilendirme Notu: Bu yazıda yer alan bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mirasta muvazaa davası, her somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklı sonuçlar doğurabilen teknik hukuki bir süreçtir. Muvazaa davası açmadan veya savunma yapmadan önce mutlaka bir avukatla görüşmeniz önerilir. Ankara'da ikamet eden vatandaşlar, Ankara Barosu'na kayıtlı avukatlardan hukuki danışmanlık alabilir ve Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne başvurabilirler.
