Mal Paylaşımı, Mal Rejimi Ve Ziynet Alacağı Davaları (2026)
Boşanma Sonrası Mal Paylaşımı Ve Ziynet Alacağı
Evlilik birliği sona erdiğinde, eşler arasında maddi konular tartışma konusu olabilir. Evlilik süresince edinilen malların nasıl paylaşılacağı, ziynet eşyalarının kime ait olduğu ve bunların iadesine ilişkin hukuki prosedürler, boşanma sonrası sürecin en karmaşık aşamalarından birini oluşturur. Türk Medeni Kanunu, mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, katkı payı ve ziynet alacağı konularında eşlere belirli haklar tanımaktadır. Aşağıda, mal rejiminin türleri, tasfiye süreci, katılma ve katkı alacağı hesaplamaları ile ziynet alacağı davalarının açılması ve sonuçlanması hakkında bilgi verilmesi amaçlanmaktadır.
Mal Rejimi Nedir?
Mal rejimi, eşlerin evlilik süresince ve evlilik sona erdiğinde malvarlığı ile ilgili hak ve yükümlülüklerini düzenleyen hukuki sistemdir. Türk Medeni Kanunu'na göre, eşler evlilik öncesinde veya evlilik sırasında noterde düzenlenen bir mal rejimi sözleşmesi ile aralarındaki mal rejimini belirleyebilirler. Böyle bir sözleşme yapmadıkları takdirde, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden uygulanır.
Mal rejimi, evliliğin sona ermesi, eşlerden birinin ölümü, boşanma veya eşlerin sözleşme ile başka bir mal rejimine geçmeleri halinde sona erer. Mal rejiminin sona ermesinden sonra, taraflar arasında mal paylaşımı veya tasfiye süreci başlar.
Mal Rejiminin Türleri
Türk Medeni Kanunu, eşlerin seçebilecekleri farklı mal rejimlerini düzenlemiştir. Bunlar yasal mal rejimi ve seçimlik mal rejimleridir.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi (Yasal Mal Rejimi)
Edinilmiş mallara katılma rejimi, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile kabul edilen yasal mal rejimidir. Eşler, evlenirken veya evlilik sırasında noterde bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıkları sürece, bu rejime tabi olurlar.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, eşlerin her birinin malvarlığı iki grupta toplanır: edinilmiş mallar ve kişisel mallar. Evlilik devam ederken, eşler kendi malvarlıkları üzerinde tam tasarruf yetkisine sahiptirler. Mal rejimi sona erdiğinde ise, eşler birbirlerinin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar.
Edinilmiş Mallar: Edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Evlilik süresince çalışarak kazanılan maaşlar, ücretler, ticari kazançlar, taşınmazlar, araçlar, banka birikimi ve bunların gelirleri edinilmiş mal niteliğindedir.
Kişisel Mallar: Kişisel mallar, bir eşin sadece kişisel kullanımına yarayan eşyalar, evlenmeden önce sahip olduğu veya sonradan miras ya da bağış yoluyla edindiği mallar ve manevi tazminat alacaklarıdır. Kişisel mallar, mal paylaşımına tabi değildir. Ancak kişisel malların gelirleri (kira, faiz gibi) edinilmiş mal sayılır.
Mal Ayrılığı Rejimi
Mal ayrılığı rejimi, eşlerin malvarlıklarını tamamen ayrı tutan bir rejimdir. Her eş, kendi malvarlığı üzerinde tam tasarruf yetkisine sahip olup, diğer eşin malvarlığı üzerinde herhangi bir katılma hakkı bulunmaz. Mal ayrılığı rejimini seçen eşler, evlilik sona erdiğinde mal paylaşımı yapmazlar. Ancak bir eşin diğer eşe ait malın edinilmesine katkıda bulunması halinde, katkı payı alacağı talep edilebilir.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, mal ayrılığına benzer ancak mal rejimi sona erdiğinde belirli malların eşler arasında eşit paylaşılması esasına dayanır. Eşler, sözleşme ile hangi malların paylaşılacağını belirlerler. Sözleşmede belirlenmemiş mallar, mal ayrılığı hükümlerine göre paylaşılmaz.
Mal Ortaklığı Rejimi
Mal ortaklığı rejimi, eşlerin tüm malvarlığı değerlerinin ortak kabul edildiği rejimdir. Bu rejim günümüzde pratikte pek tercih edilmemektedir.
Mal Rejiminin Tasfiyesi Nedir?
Mal rejiminin tasfiyesi, evlilik sona erdiğinde veya eşler mal rejimini değiştirdiğinde, mal rejimi hükümlerine göre eşlerin malvarlıklarının hukuki açıdan düzenlenmesi ve paylaştırılması işlemidir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye, eşlerin kişisel ve edinilmiş mallarının belirlenmesi, borçların düşülmesi, artık değerin hesaplanması ve katılma alacağının belirlenmesi aşamalarından oluşur.
Tasfiye süreci, karmaşık hesaplamalar ve bilirkişi incelemelerini içerdiğinden, genellikle uzman hukuki yardım almayı gerektirir. Mahkeme, tarafların malvarlıklarını tespit etmek, değerlerini belirlemek ve paylaşım oranlarını saptamak amacıyla bilirkişi atar.
Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Mal paylaşımı, edinilmiş mallara katılma rejiminde, mal rejiminin sona ermesiyle başlar. Boşanma davası açıldığı anda mal rejimi sona erer ve tasfiye süreci için hukuki zemin oluşur. Ancak mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir.
Mal Paylaşımında İzlenen Aşamalar
Kişisel ve Edinilmiş Malların Ayrımı: İlk aşama, eşlerin malvarlıklarını kişisel ve edinilmiş mallar olarak ayırmaktır. Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu ispat etmekle yükümlüdür. İspat edilemeyen mallar, paylı mülkiyet olarak kabul edilir.
Eklenecek Değerlerin Tespiti: Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesine göre, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan mal kaçırma işlemleri, edinilmiş mallara eklenecek değerler olarak hesaba katılır.
Denkleştirme: Eşlerden biri, diğer eşin malvarlığının borçlarını ödemiş veya bunların artmasına katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında denkleştirme yapılır.
Borçların Düşülmesi: Her eşin edinilmiş mallarına ilişkin borçlar, o eşin edinilmiş mallarının değerinden düşülür.
Artık Değerin Hesaplanması: Edinilmiş malların toplam değerinden borçlar düşüldükten sonra kalan miktara artık değer denir. Her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir.
Katılma Alacağının Belirlenmesi: Eşlerin artık değerleri karşılaştırılır. Artık değeri fazla olan eş, diğer eşe artık değer farkının yarısını ödemekle yükümlüdür.
Değerleme Tarihi
Mal rejiminin tasfiyesinde, malların değerlemesi kural olarak boşanma davasının açıldığı tarih esas alınarak yapılır. Ancak mahkeme, tasfiye sırasındaki güncel piyasa değerlerini dikkate alabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 235. maddesine göre, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır.
Bu düzenleme, tasfiyenin uzun sürmesi halinde malların değer kazanması nedeniyle hak sahibi eşin zarara uğramasını önlemek amacıyla yapılmıştır.
Katılma Alacağı Nedir?
Katılma alacağı, edinilmiş mallara katılma rejiminde bir eşin, diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısı üzerindeki alacak hakkıdır. Katılma alacağı, kanundan doğan bir hak olup, hak sahibi eşin malların edinilmesine katkıda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın talep edilebilir.
Katılma alacağı, mal rejiminin sona ermesinden sonra tasfiye aşamasında hesaplanır. Hesaplama yapılırken, her iki eşin edinilmiş malları, eklenecek değerler, denkleştirme işlemleri ve borçlar dikkate alınır. Artık değeri fazla olan eşin artık değerinin yarısı, diğer eşe ödenir.
Katılma Alacağının Hesaplanması Örneği
Örnek: Ahmet ve Ayşe boşanmaktadır. Ahmet'in edinilmiş malları toplamı 1.000.000 TL, borçları 200.000 TL'dir. Ayşe'nin edinilmiş malları 400.000 TL, borçları 100.000 TL'dir.
- Ahmet'in artık değeri: 1.000.000 - 200.000 = 800.000 TL
- Ayşe'nin artık değeri: 400.000 - 100.000 = 300.000 TL
- Artık değer farkı: 800.000 - 300.000 = 500.000 TL
- Katılma alacağı: 500.000 / 2 = 250.000 TL
Sonuç olarak, Ahmet, Ayşe'ye 250.000 TL katılma alacağı ödemekle yükümlüdür.
Katkı Payı Alacağı (Değer Artış Payı Alacağı) Nedir?
Katkı payı alacağı veya değer artış payı alacağı, Türk Medeni Kanunu'nun 227. maddesinde düzenlenmiştir. Eşlerden biri, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur.
Değer artış payı alacağı, katılma alacağından farklı olarak, belirli bir mala yapılan katkıya dayanır. Katılma alacağı kanundan doğarken, değer artış payı alacağı katkının ispatlanmasına bağlıdır.
Değer Artış Payı Alacağının Şartları
Katkının Yapılması: Eşlerden biri, diğerinin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunmuş olmalıdır.
Karşılıksız veya Uygun Karşılık Olmaksızın Katkı: Katkının bedelsiz olması veya katkı ile verilen bedel arasında dengesizlik bulunması gerekmektedir.
Değer Artışının Oluşması: Katkıda bulunulan malda değer artışı meydana gelmiş olmalıdır. Değer kaybı varsa, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Değer Artış Payı ile Katkı Payı Arasındaki Fark
Katkı payı alacağı, 1 Ocak 2002 öncesi geçerli olan eski Medeni Kanun dönemindeki mal ayrılığı rejiminde uygulanan bir alacak türüdür. Katkı payı hesaplanırken, katkı sunulan malın dava tarihindeki güncel değeri dikkate alınır.
Değer artış payı alacağı ise, 1 Ocak 2002 sonrası yürürlüğe giren edinilmiş mallara katılma rejiminde geçerlidir. Değer artış payı hesaplanırken, katkı oranı malın tasfiye tarihindeki değerine uygulanır.
Her iki alacak türü de, bilirkişi raporu ile hesaplanır ve mahkeme tarafından hüküm altına alınır.
Mal Paylaşımı Davasının Açılması
Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılabileceği gibi, boşanma davası devam ederken de açılabilir. Boşanma davası ile birlikte açılması halinde, mahkeme önce boşanma davasını karara bağlar, ardından mal paylaşımı talebi hakkında karar verir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Mal paylaşımı davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar.
Yetkili mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 214. maddesine göre belirlenir:
- Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi
- Son altı ay boyunca eşlerin birlikte yaşadıkları yer mahkemesi
Ankara'da ikamet eden bir kişi, Ankara Aile Mahkemeleri'nde mal paylaşımı davası açabilir. Ankara Aile Mahkemeleri, Ankara Adliyesi 4 Nolu Ek Hizmet Binası'nda hizmet vermektedir.
Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı
Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre içerisinde dava açılmadığı takdirde, mal paylaşımı talep etme hakkı düşer. Zamanaşımı süresi, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinden kaynaklanır.
Mal Paylaşımı Davasında Bilirkişi Raporu
Mal paylaşımı davalarında, eşlerin malvarlıklarının tespiti, malların güncel değerlerinin belirlenmesi, katkı oranlarının hesaplanması ve katılma alacağının belirlenmesi için mahkeme bilirkişi atar. Bilirkişi, genellikle mali müşavir, bankacı veya hukukçulardan oluşan bir kurul olarak görev yapar.
Bilirkişi raporu, tarafların gelir durumları, tasarruf oranları, malların alım tarihleri, güncel piyasa değerleri ve evlilik süresince yapılan ödemeler gibi konularda detaylı inceleme içerir. Bilirkişi raporu, mahkemenin nihai kararında belirleyici rol oynar.
Ziynet Alacağı Nedir?
Ziynet alacağı, evlilik sırasında genellikle düğün merasiminde veya evlilik birliği içerisinde kadına takılan altın, mücevher ve değerli taşlardan oluşan eşyaların iadesine ilişkin taleptir. Türk hukukunda, ziynet eşyalarının kime ait olduğu, hangi koşullarda iade edileceği ve iade edilemediğinde bedelinin nasıl hesaplanacağı konuları düzenlenmiştir.
Ziynet alacağı davası, hem bir istihkak (mülkiyete dayalı eşya) davası hem de bir alacak davası niteliği taşır. Ziynetlerin aynen iadesi talep edilir; aynen iade mümkün değilse, ziynetlerin bedeli para olarak talep edilir.
Ziynet Eşyalarının Mülkiyeti
Türk Medeni Kanunu'nun 222. maddesine göre, bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden taraf, bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar, paylı mülkiyet olarak kabul edilir.
Ziynet eşyaları, geleneksel olarak kadına takıldığı ve kadının kişisel kullanımına ayrıldığı için, kural olarak kadının kişisel malı sayılır. Ancak davalı taraf, ziynetlerin ortak mal olduğunu veya kendisine ait olduğunu ispat ederse, mahkeme bu durumu değerlendirir.
Ziynet Alacağı Davasının Şartları
Ziynet alacağı davası açabilmek için aşağıdaki şartların yerine getirilmesi gerekir:
Ziynet Eşyalarının Varlığının İspatı: Davacı, hangi ziynet eşyalarına sahip olduğunu, bu eşyaların cinsini, miktarını ve özelliklerini belirtmelidir. Düğün fotoğrafları, düğün videoları, tanık beyanları ve yazılı belgeler (fatura, kuyumcu beyanı) ispat aracı olarak kullanılır.
Ziynetlerin Davalının Zilyetliğinde Olması veya Olmaması: Ziynetler davalının elinde ise, aynen iadesi talep edilir. Eğer ziynetler satılmış, kaybolmuş veya tahrip edilmişse, bedeli talep edilir.
Terditli Dava Açılması: Ziynet alacağı davalarında, öncelikle ziynetlerin aynen iadesi, bu mümkün değilse bedelinin ödenmesi şeklinde kademeli (terditli) talep yapılması gerekir.
Ziynet Alacağı Davasının Açılması
Ziynet alacağı davası, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi, boşanma kararı kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir.
Dava dilekçesinde şu hususlar yer almalıdır:
- Davacı ve davalının kimlik bilgileri ve adresleri
- Talep edilen ziynet eşyalarının cinsi, miktarı ve özellikleri
- Ziynetlerin varlığını gösteren deliller (fotoğraf, video, tanık listesi)
- Ziynetlerin aynen iadesi talebi, mümkün değilse bedelinin talep edilmesi
- Harca esas değerin belirlenmesi
Ziynet alacağı davasında harca esas değer, ziynetlerin toplam değerine göre belirlenir. Değer tam olarak belli değilse, davacı tahmini bir bedel gösterebilir ve daha sonra ıslah yoluyla artırım yapabilir.
Ziynet Alacağı Davasında Zamanaşımı
Ziynet eşyalarının aynen iadesine ilişkin talepler, mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına tabi değildir. Ancak ziynetlerin bedelinin ödenmesine ilişkin talepler, alacak davası niteliğinde olduğundan on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlar.
Ziynet Alacağı Davasında Değerleme
Ziynet eşyalarının bedeli, dava tarihindeki piyasa değerleri esas alınarak hesaplanır. Mahkeme, kuyumcu veya mücevher değerleme uzmanından bilirkişi raporu alarak ziynetlerin güncel değerini tespit eder.
Yargıtay kararlarına göre, ziynetlerin aynen iadesine karar verildiğinde, harca esas değer olarak gösterilen bedel infaz aşamasında dikkate alınamaz. Aynen iade kararı verilmişse, sadece ziynetlerin teslimi istenir. Eğer ziynetler bulunamazsa, icra müdürlüğü tarafından ziynetlerin rayiç bedeli tahsil edilir.
Sık Sorulan Sorular
Mal paylaşımı davası ne zaman açılır?Mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra on yıl içerisinde ayrı bir dava olarak da açılabilir.
Evlilik öncesi alınan ev boşanmada paylaşılır mı?Evlilik öncesinde alınan ve tamamen ödenmiş olan ev, kişisel mal niteliğindedir ve paylaşılmaz. Ancak evin kredisi evlilik süresince ödenmiş ise, kredi ödemeleri oranında edinilmiş mal kabul edilir ve paylaşıma tabi olur.
Miras kalan ev mal paylaşımına dahil edilir mi?Miras yoluyla edinilen ev, kişisel maldır ve mal paylaşımına dahil edilmez. Ancak evin evlilik süresince elde edilen kira geliri, edinilmiş mal sayılır ve paylaşıma tabi olur.
Bağış yoluyla alınan araba paylaşılır mı?Eşlerden birine bağışlanan araba, kişisel mal niteliğindedir ve paylaşılmaz. Ancak bağışlanan malın evlilik içinde elde edilen gelirleri edinilmiş mal sayılır.
Mal paylaşımında bilirkişi raporu zorunlu mu?Taşınmazlar, araçlar, şirket hisseleri gibi değeri tespit edilmesi gereken mallar için bilirkişi raporu zorunludur. Mahkeme, malların güncel piyasa değerini bilirkişi aracılığıyla belirler.
Evlilikten sonra kurulan şirketin hisseleri paylaşılır mı?Evlilik süresince kurulan şirketin hisseleri, edinilmiş mal sayılır ve paylaşıma tabi tutulur. Ancak hisseler fiziksel olarak paylaşılmaz; hisselerin karşılığı olan bedel diğer eşe ödenir.
Boşanmadan önce satılan mallar paylaşıma dahil edilir mi?Evet. Boşanma davası açılmadan önce satılan mallar, tasfiye hesabına dahil edilir. Mahkeme, malın satış tarihindeki veya tasfiye tarihindeki değerini dikkate alarak paylaşım yapar. Eğer mal kaçırma amacıyla satış yapılmışsa, malın güncel değeri esas alınır.
Ziynet alacağı davası nasıl ispat edilir?Ziynet alacağı davası, düğün fotoğrafları, düğün videoları, tanık beyanları, fatura, kuyumcu beyanı gibi delillerle ispat edilir. Davacı, ziynet eşyalarının cinsini ve miktarını somut olarak belirtmelidir.
Ziynetler bulunamazsa ne yapılır?Ziynetler aynen bulunamazsa, mahkeme ziynetlerin dava tarihindeki bedelinin ödenmesine karar verir. İcra aşamasında, ziynetlerin rayiç bedeli davalıdan tahsil edilir.
Mal paylaşımı anlaşmalı yapılabilir mi?Evet. Eşler, anlaşmalı boşanma protokolü ile mal paylaşımını diledikleri gibi düzenleyebilirler. Eşler, yarı yarıya paylaşım yapabilecekleri gibi, bir eş tüm haklarından feragat ederek diğer eşe mal varlığını bırakabilir.
Mal paylaşımı davasında avukat tutmak zorunlu mu?Zorunlu değildir. Ancak mal paylaşımı davaları teknik hesaplamalar ve hukuki değerlendirmeler içerdiğinden, avukatla çalışmak önerilir. Özellikle katılma alacağı, katkı payı ve bilirkişi raporu gibi konularda uzman desteği büyük önem taşır.
Mal rejimi tasfiyesi davası ne kadar sürer?Mal rejimi tasfiyesi davaları, bilirkişi incelemesinin süresi, tarafların delil sunması ve mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak ortalama bir ila iki yıl sürebilir. Karmaşık malvarlığı durumlarında bu süre uzayabilir.
Katılma alacağı ile katkı payı alacağı aynı anda talep edilebilir mi?Evet. Aynı dava içerisinde hem katılma alacağı hem de belirli bir mala yapılan katkıya dayalı değer artış payı alacağı talep edilebilir. Mahkeme, her iki talebi de değerlendirerek karar verir.
Av. Doğukan DEMİRÖZ
Bilgilendirme Notu: Bu yazıda yer alan bilgiler, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, katkı payı ve ziynet alacağı davaları, her somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilen karmaşık hukuki süreçlerdir. Haklarınızı korumak ve doğru stratejilerle ilerlemek için mutlaka bir avukatla görüşmeniz önerilir. Ankara'da ikamet eden vatandaşlar, Ankara Barosu'na kayıtlı avukatlardan hukuki danışmanlık alabilir ve Ankara Aile Mahkemeleri'ne başvurabilirler.
