Düğünde Takılan Takılar Kimindir? (2026)

04.02.2026

Düğünde Takılan Ziynet Eşyaları Hukuken Kime Aittir? Yargıtay'ın Yeni İçtihadı, Mal Paylaşımı ve İade Davası

Boşanma davalarında taraflar arasında en çok tartışılan konulardan biri, düğünde takılan altın, bilezik, kolye, saat ve diğer ziynet eşyalarının kime ait olduğudur. "Düğün takıları kimde kalır?" sorusu, hem duygusal hem de ekonomik açıdan önemlidir. Geleneksel olarak Yargıtay, düğün takılarının kadına ait olduğunu kabul ediyordu. Ancak 2024 yılında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, içtihat değişikliğine giderek yeni bir kural belirledi: "Düğün takıları kime takıldıysa o kişinindir."

Bu yazıda, düğün takılarının hukuki statüsü, Yargıtay'ın eski ve yeni yaklaşımları, mal paylaşımına dahil olup olmadığı, iade davası açma süreci ve ispat yükümlülüğü hakkında genel bilgi verilmesi amaçlanmaktadır.

Ziynet Eşyası (Düğün Takısı) Nedir?

Ziynet eşyası, evlilik törenlerinde gelin ve damada takılan veya hediye edilen, altın, gümüş gibi değerli madenlerden yapılmış süs eşyalarıdır. Düğünde takılan ziynet eşyaları şunları içerir:

  • Altın takılar: Bilezik, kolye, küpe, yüzük, set,
  • Para: Düğün sırasında takılan veya hediye edilen TL, dolar, euro gibi paralar,
  • Değerli eşyalar: Saat, altın veya gümüş kaplama eşyalar,
  • Diğer hediyeler: Düğün sırasında ekonomik değeri olan her türlü hediye.

Ziynet eşyaları, toplumda "sosyal karşılıklılık" ve "maddi destek" amacı taşır. Gelin ve damadın yeni evlilik hayatında ekonomik yük hafifletilmesi ve dayanışma gösterilmesi için akrabalar, dostlar ve davetliler tarafından takılır.

Türk Medeni Kanunu'nda Düzenlemesi

Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) düğün takılarının kime ait olacağına dair doğrudan bir hüküm bulunmamaktadır. Bu boşluk, yargı içtihatları (Yargıtay kararları) tarafından doldurulmuştur.

TMK'da ilgili maddeler:

TMK m. 219-220: Edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel mallar düzenlenmiştir. Kişisel mallar, boşanma sonrası mal paylaşımına dahil edilmez.

TMK m. 1: Kanunda açık hüküm yoksa, hakim örf ve adete göre karar verir.

Bu çerçevede, düğün takılarının kime ait olacağı, Yargıtay'ın içtihatları ve yerel örf-adet kuralları ile belirlenmektedir.

Yargıtay'ın Eski İçtihadı (2024 Öncesi)

Yargıtay'ın uzun yıllardır sürdürdüğü geleneksel yaklaşıma göre, düğünde takılan tüm ziynet eşyaları, kim tarafından takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı kabul edilirdi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (04.03.2020 tarihli karar):

"Kadına özgü ziynet eşyası kim tarafından takılmış olursa olsun, ziynetler kadınındır."

Bu yaklaşımın dayandığı gerekçeler:

  • Toplumsal gelenek: Türk toplumunda, düğünde takılan altın ve paraların kadına hediye edildiği yerleşik bir inanç vardır.
  • Kadının ekonomik güvenliği: Kadına takılan ziynetler, evlilik sırasında ve boşanma sonrasında kadının ekonomik güvenliğini sağlamak amacı taşır.
  • Mehir benzeri uygulama: Toplumda, düğün takılarının kadına ait olması, İslam hukukundaki "mehir" kavramına benzer bir işlev görür.

Yargıtay'ın Yeni İçtihadı (2024 Sonrası)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024 tarihli 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı kararı ile içtihat değişikliğine giderek yeni bir kural belirlemiştir.

Yeni Yaklaşım: Düğün takıları, kime takıldıysa o kişiye aittir.

Yeni İçtihadın Temel İlkeleri

1. Anlaşma Varsa, Anlaşmaya Göre Paylaşım

Taraflar arasında düğün takılarının paylaşımı konusunda yazılı veya sözlü bir anlaşma varsa, paylaşım bu anlaşmaya göre yapılır.

Örnek: "Düğünde takılan altınlar, kime takıldıysa ona aittir" şeklinde bir anlaşma varsa bu geçerlidir.

2. Örf ve Adet Varsa, Örf ve Adete Göre Paylaşım

Yerel örf ve adet kuralı iddia ve ispat edilirse, ziynet eşyalarının paylaşımı bu kurala göre yapılır.

Örnek: Bazı bölgelerde "düğünde damada takılan altınlar da gelinedir" geleneği varsa ve bu gelenek ispat edilebilirse, bu kurala göre paylaşım yapılır.

3. Anlaşma veya Örf-Adet Yoksa: Kime Takıldıysa Onun

Anlaşma veya örf-adet kuralı yoksa, düğünde kime takılan/verilen ekonomik değer taşıyan her şey, kural olarak o kişiye aittir.

Ancak:

  • Karşı cinse özgü bir şey varsa (kadına veya erkeğe özgü): O cinse verilmiş sayılır.

    • Örnek: Kadına takılan bilezik, kolye, küpe → kadına ait
    • Örnek: Erkeğe takılan kol saati, yüzük → erkeğe ait
  • Cinsiyete özgü olup olmadığında çekişme varsa: Gerekirse bilirkişi incelemesi yapılır.

  • Her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse: O şey, takılan/verilen eşe ait olur.

4. Takı Sandığı/Torbasına Konulan Eşyalar (Ortak Mülkiyet)

Eğer düğün takıları kişilerin üzerine takılmayıp ortak bir torbada, sandıkta veya kutuda toplanmışsa ve kime verildiği ayrıştırılamıyorsa, bu değerler eşlerin paylı mülkiyetinde (ortak) kabul edilir.

Bu durumda, takılar eşit oranda paylaşılır.

İçtihat Değişikliğinin Sebepleri

Yargıtay, içtihat değişikliğine giderken şu gerekçelere dayanmıştır:

Toplumsal değişim: Kadınların iş hayatında daha fazla yer alması, ekonomik bağımsızlıklarının artması ve toplumsal cinsiyet rollerindeki değişim, eski kuralın sorgulanmasına yol açmıştır.

Erkeklere de takı takılması: Artık düğünlerde sadece kadına değil, damada da altın, saat, para gibi değerli hediyeler takılmaktadır. Eski kural bu durumu dikkate almıyordu.

Sosyal medya ve kamuoyu tepkisi: Bazı Yargıtay kararlarının sosyal medyada tartışılması, "erkek eşin de hakları korunmalı" görüşünün yaygınlaşmasına neden olmuştur.

Adalet duygusu: Her iki tarafa da hediye edilen ziynet eşyalarının sadece kadına ait sayılması, hakkaniyete aykırı bulunmuştur.

Pratik Örnekler

Örnek 1: Kadına Bilezik, Erkeğe Saat Takılması

Düğünde kadına 10 adet altın bilezik (toplam 200.000 TL), erkeğe 1 adet lüks kol saati (100.000 TL) takıldı. Boşanmada:

  • Eski içtihat: Tüm takılar (bilezikler + saat) kadına ait.
  • Yeni içtihat: Bilezikler kadına, saat erkeğe ait.

Örnek 2: Takı Torbasına Para Atılması

Düğünde davetliler takılar taktıktan sonra, torbaya 50.000 TL para atıldı. Kime atıldığı belli değil. Boşanmada:

  • Yeni içtihat: Para ortak kabul edilir ve eşit paylaşılır (her eş 25.000 TL alır).

Örnek 3: Yerel Örf-Adet: "Her Şey Gelindir" Geleneği

Bir yörede "düğünde takılan her şey, damada takılsa bile gelinedir" geleneği varsa ve bu gelenek ispatlanabilirse, tüm takılar kadına verilir.

Düğün Takıları Mal Paylaşımına Dahil Midir?

Hayır, düğün takıları mal paylaşımına dahil değildir.

Düğün takıları, kişisel mal niteliğindedir (TMK m. 220/1-b). Kişisel mallar, edinilmiş mallara katılma rejiminde mal paylaşımına (katılma alacağı, değer artış payı, katkı payı gibi) dahil edilmez.

Boşanma sonrasında açılan mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası, yalnızca edinilmiş malları kapsar. Düğün takıları, evlilikten önce veya evlilik sırasında bağış yoluyla elde edildiği için kişisel maldır.

Ancak, ziynet eşyalarının iadesi için ayrı bir dava açılabilir.

Düğün Takılarının İadesi Davası Nasıl Açılır?

Düğün takıları, boşanma sırasında veya boşanma sonrasında talep edilebilir.

1. Boşanma Davası İle Birlikte Talep

Boşanma davası açılırken, dava dilekçesinde düğün takılarının iadesi talebi de eklenebilir. Bu durumda, mahkeme boşanma kararı ile birlikte düğün takılarının iadesi hakkında da karar verir.

2. Boşanma Sonrası Ayrı Dava

Boşanma kararı kesinleştikten sonra da, ayrı bir iade davası açılabilir.

Dava türü: "Ziynet Eşyalarının (Düğün Takılarının) İadesi Davası" veya "İstihkak Davası" (Mülkiyete Dayalı İade Davası)

Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi (boşanma davası devam ediyorsa) veya Asliye Hukuk Mahkemesi (boşanma sonrası ayrı dava)

Yetkili Mahkeme: Davalının (takıları elinde bulunduran eşin) yerleşim yeri mahkemesi.

3. Terditli (Kademeli) Dava Açılması

Ziynet eşyalarının iadesi davasında, terditli (kademeli) dava açılması önerilir:

Birinci talep: Ziynet eşyalarının aynen iadesi (orijinal takıların geri verilmesi),

İkinci talep: Aynen iade mümkün değilse, bedelinin ödenmesine karar verilmesi.

Örnek Dava Dilekçesi İfadesi:

"Davalının elinde bulunan düğün takılarının (10 adet altın bilezik, 1 adet altın kolye) aynen iadesi, mümkün olmaması halinde infaz tarihindeki rayiç bedelinin tarafıma ödenmesine karar verilmesini talep ederim."

İspat Yükü Kime Aittir?

Ziynet eşyalarının iadesi davasında ispat yükü, davacıda (takıları talep eden eşte) bulunmaktadır.

Davacı, şunları ispat etmelidir:

1. Düğünde takıların takıldığı veya hediye edildiği

  • Düğün videosu, fotoğrafları,
  • Takı listesi (düğün defteri),
  • Tanık beyanları (düğüne katılanlar, aileler).

2. Takıların niteliği ve miktarı

  • Kaç adet altın bilezik, kolye, para takıldığı,
  • Hangi eşyaların kime takıldığı.

3. Takıların karşı tarafta olduğu

  • Evlilikte ortak evde yaşanıyorsa, takıların evde olduğu varsayılır.
  • Boşanma sonrası ayrı yaşıyorlarsa, takıların karşı eşte olduğu ispat edilmelidir.

Davalı (karşı eş), takıları tükettiğini, sattığını veya kaybettiğini iddia ediyorsa, bu iddiayı kendisi ispat etmelidir.

Satılan veya Harcanan Düğün Takıları Geri İstenebilir Mi?

Evet, satılan veya harcanan düğün takıları da geri istenebilir.

Yargıtay'ın yaklaşımı:

Eğer düğün takıları, evin geçimi veya aile ihtiyaçları için harcanmışsa, bu durumda takıları harcayan eş, sebepsiz zenginleşme veya ailevi yükümlülüklere katkıda bulunma gerekçesiyle sorumlu tutulabilir.

Ancak:

  • Eğer takılar, eşlerin ortak rızası ile aile ihtiyaçları için (örneğin ev almak, çocuğun eğitimi için) kullanılmışsa, bu durumda iade talep edilemez.

  • Eğer takılar, eşlerden birinin tek taraflı kararı ile (örneğin kumar, lüks harcama, kişisel borç ödeme gibi) harcanmışsa, karşı eş bu takıların bedelini talep edebilir.

Zamanaşımı Süresi

Ziynet eşyalarının iadesi davası için 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

10 yıllık süre nereden başlar?

  • Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren,
  • Veya evliliğin fiilen sona ermesinden itibaren.

10 yıl geçtikten sonra iade davası açılamaz.

Ankara Açısından Pratik Not

Ankara'da ikamet eden ve düğün takılarının iadesini talep etmek isteyen kişiler:

  • Ankara Aile Mahkemesi'nde (boşanma devam ediyorsa) veya Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nde (boşanma sonrası) dava açabilir,
  • Ankara Barosu'na kayıtlı aile hukuku avukatlarından destek alabilir,
  • Gerekirse bilirkişi görevlendirilmesini talep edebilir (takıların cinsiyete özgü olup olmadığı konusunda).

Sık Sorulan Sorular

Düğünde damada takılan altınlar da damat mı alır?

Evet. Yargıtay'ın yeni içtihadına göre, damada takılan altınlar, saatler ve paralar damada kalır. Ancak yerel bir örf-adet kuralı (örneğin "her şey geline aittir" geleneği) ispatlanırsa, bu kurala göre paylaşım yapılır.

Düğün takıları evlilik sırasında harcanırsa ne olur?

Eğer ortak rıza ile aile ihtiyaçları için harcanmışsa iade talep edilemez. Ancak tek taraflı harcanmışsa, karşı eş takıların bedelini talep edebilir.

Düğün takılarını nasıl ispat ederim?

Düğün videosu, fotoğrafları, takı listesi (düğün defteri), tanık beyanları gibi delillerle ispat edilir.

Boşanma davası açmadan önce düğün takıları talep edilebilir mi?

Evet. Boşanma davası açılmadan önce de, "ziynet eşyalarının iadesi" veya "istihkak davası" açılabilir.

Takı torbasındaki paralar nasıl paylaşılır?

Kime atıldığı belli değilse, ortak kabul edilir ve eşit paylaşılır.

Eski içtihadı bilen bir yargıç yine kadına verebilir mi?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2024 yılındaki içtihat değişikliği, emsal nitelikte bir karardır. Alt mahkemeler bu içtihadı uygulamakla yükümlüdür. Ancak yerel mahkemeler farklı karar verirse, karar istinaf veya temyize götürülebilir.

Av. Doğukan DEMİRÖZ




Bilgilendirme Notu

Bu yazıda yer alan açıklamalar, düğünde takılan ziynet eşyalarının hukuken kime ait olduğu konusu hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her düğün, yerel gelenekler, taraflar arasındaki anlaşmalar ve somut olay koşulları bakımından farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle, burada yer alan genel ilkelerin somut durumunuza doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır. Düğün takılarının iadesi konusunda uyuşmazlık yaşayan kişilerin, hak kaybı yaşamamak ve doğru hukuki strateji belirlemek için konusunda deneyimli bir aile hukuku avukatından profesyonel destek alması önem taşımaktadır. Özellikle Ankara'da yaşayan kişiler, Ankara Aile Mahkemesi ve Ankara Barosu'na kayıtlı avukatlar aracılığıyla hukuki danışmanlık imkânlarını değerlendirebilirler.