Devlet Hastanesinde Malpraktis Ve Ceza Davası Açılır Mı? (2026)

25.02.2026

Devlet Hastanesinde Malpraktis: Tazminat Davası ve Ceza Davası Nasıl Açılır?

Devlet hastanesinde yanlış teşhis konulması, hatalı ameliyat yapılması, ameliyat sırasında yabancı cisim unutulması, acil müdahalede gecikme yaşanması veya gerekli tetkiklerin yapılmaması gibi durumlar ciddi sağlık sorunlarına, kalıcı sakatlığa hatta ölüme neden olabilir. Peki, devlet hastanesinde tıbbi hata yapıldığında zarara uğrayan hasta veya yakınları ne yapmalıdır? Tazminat davası kime karşı açılır? Doktora doğrudan dava açılabilir mi? Ceza davası süreci nasıl işler?

Bu yazıda, devlet hastanesinde (kamu hastanesinde) meydana gelen tıbbi hata (malpraktis) nedeniyle tazminat davası ve ceza davası süreçleri, idareye başvuru yükümlülüğü, tam yargı davası, hizmet kusuru kavramı, hekimin cezai sorumluluğu, soruşturma izni, bilirkişi süreci ve zamanaşımı konularında genel bilgi verilmesi amaçlanmaktadır.

Malpraktis (Tıbbi Hata) Nedir?

Malpraktis, hekimin veya sağlık kuruluşunun bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle tıbbi standartlara aykırı teşhis, tedavi veya bakım hizmeti sunması sonucunda hastanın zarar görmesidir.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Hekimlik Meslek Etiği Kuralları'nın 13. maddesi malpraktisi şöyle tanımlar: "Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulaması anlamına gelir."

Devlet Hastanesinde Sık Karşılaşılan Malpraktis Örnekleri

  • Yanlış teşhis konulması (kanser olan hastaya ülser tanısı konulması),
  • Ameliyat sırasında yabancı cisim unutulması (gazlı bez, spanç vb.),
  • Yanlış organ veya uzuv üzerinde ameliyat yapılması,
  • Acil serviste müdahalede gecikme yaşanması,
  • Gerekli tetkiklerin yapılmaması veya sonuçların değerlendirilmemesi,
  • Yanlış ilaç veya yanlış dozda ilaç verilmesi,
  • Ameliyat sonrası takibin ihmal edilmesi,
  • Doğum sırasında bebeğe veya anneye zarar verilmesi,
  • Hastane enfeksiyonunun önlenememesi,
  • Anestezi hatası yapılması.

Malpraktis ile Komplikasyon Ayrımı

Bu ayrım, davanın sonucunu doğrudan etkiler:

Malpraktis (Tıbbi Hata): Hekimin tıbbi standartlara aykırı davranması sonucu hastaya zarar vermesidir. Kusur vardır ve sorumluluk doğar.

Komplikasyon: Tıbbi müdahale sırasında veya sonrasında, tıp biliminin kabul ettiği standartlara uygun davranılmasına rağmen öngörülemeyen veya öngörülse bile önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Kural olarak sorumluluk doğurmaz.

Ancak komplikasyon bile olsa sorumluluk doğar:

  • Hasta, olası komplikasyonlar hakkında aydınlatılmamış ve onamı alınmamışsa,
  • Komplikasyon ortaya çıktığında zamanında ve doğru müdahale yapılmamışsa,
  • Komplikasyonun ortaya çıkma riski, hastanın durumu nedeniyle normalden yüksekse ve buna rağmen gerekli önlemler alınmamışsa.

Devlet Hastanesinde Tazminat Davası: Temel İlkeler

Devlet hastanesinde meydana gelen tıbbi hata nedeniyle tazminat davası açmak isteyen hasta veya yakınlarının bilmesi gereken en önemli kural şudur:

Dava Doktora Değil, İdareye Karşı Açılır

Devlet hastanesinde çalışan hekim ve sağlık personeli kamu görevlisi statüsündedir. Anayasa'nın 129/5. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca, kamu görevlisinin göreviyle ilgili kusurlu eylemi nedeniyle tazminat davası doğrudan hekime karşı açılamaz. Dava, hekimin bağlı olduğu idareye (Sağlık Bakanlığı, üniversite rektörlüğü vb.) karşı açılmalıdır.

Doktora doğrudan açılan tazminat davası ne olur? Mahkeme tarafından görev yönünden (husumet yönünden) reddedilir. Bu durum hem zaman hem de masraf kaybına yol açar.

Hizmet Kusuru Kavramı

İdari yargıda kamu hastanesinin sorumluluğu hizmet kusuru esasına dayanır. Hizmet kusuru, sağlık hizmetinin kuruluşundaki ve işleyişindeki eksiklik ve aksaklıklar nedeniyle hizmetin gerektiği gibi yürütülememesidir.

Hizmet kusurunun üç görünüm biçimi:

Hizmetin kötü işlemesi: Tıbbi müdahalenin tıp biliminin genel kabul görmüş standartlarına aykırı yapılması (yanlış teşhis, hatalı ameliyat, ilaç hatası vb.).

Hizmetin geç işlemesi: Acil müdahalede gecikme, ameliyat tarihinin gereksiz ertelenmesi, tetkik sonuçlarının zamanında değerlendirilmemesi.

Hizmetin hiç işlememesi: Gerekli tetkiklerin hiç yapılmaması, hastanın taburcu edildikten sonra kontrole çağrılmaması, ameliyat gerekirken hiç yapılmaması.

Organizasyon Kusuru

Hekimin kişisel bir hatası olmasa bile, hastanenin organizasyon eksikliği nedeniyle zarar meydana gelmişse idare yine sorumlu tutulabilir:

  • Yeterli tıbbi cihaz bulunmaması,
  • Personel yetersizliği,
  • Yatak kapasitesinin aşılması nedeniyle hastanın bekletilmesi,
  • Sevk sürecindeki aksaklıklar (ambulansta oksijen olmaması vb.),
  • Sterilizasyon ve hijyen koşullarının sağlanmaması.

Tazminat Davası Süreci (Adım Adım)

1. Adım: İdareye Yazılı Başvuru (Zorunlu Ön Koşul)

Devlet hastanesinde malpraktis nedeniyle tazminat davası açmadan önce, idareye yazılı başvuru yapılması zorunludur. Bu zorunluluk, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 13. maddesinden kaynaklanır.

Başvuru nereye yapılır?

  • Hastanenin bağlı olduğu Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğü,
  • Üniversite hastanesi ise Rektörlük,
  • Askeri hastane ise Milli Savunma Bakanlığı.

Başvuru dilekçesinde neler yer almalıdır?

  • Başvurucunun kimlik ve iletişim bilgileri,
  • Tıbbi müdahalenin yapıldığı hastane, tarih ve bölüm,
  • Yaşanan tıbbi hata ve oluşan zararın açıklaması,
  • Talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarı,
  • Tıbbi belgeler, raporlar ve diğer deliller.

Başvuru süreleri:

  • Zararın ve sorumlu idarenin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde,
  • Her halde zararlı eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde.

Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması halinde dava açma hakkı ortadan kalkar.

2. Adım: İdarenin Cevabını Bekleme

İdare, başvuruya 60 gün içinde cevap verebilir.

  • İdare talebi kabul ederse: Tazminat ödenir, dava açmaya gerek kalmaz.
  • İdare talebi reddederse: Ret kararının tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır.
  • İdare 60 gün içinde cevap vermezse (zımni ret): Cevap süresinin bitiminden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır.

3. Adım: İdare Mahkemesinde Tam Yargı Davası

Dava türü: Tam yargı davası (tazminat davası)

Görevli mahkeme: İdare Mahkemesi

Yetkili mahkeme: Zarar veren olayın meydana geldiği yer idare mahkemesi veya davacının ikametgahı idare mahkemesi

Davalı: Hastanenin bağlı olduğu idare (Sağlık Bakanlığı, Üniversite Rektörlüğü vb.)

Dava dilekçesinde yer alması gerekenler:

  • Davacının kimlik ve iletişim bilgileri,
  • Davalı idarenin adı ve adresi,
  • İdareye yapılan başvurunun tarihi ve sonucu,
  • Tıbbi hatanın (hizmet kusurunun) detaylı açıklaması,
  • Zarar ve nedensellik bağının açıklanması,
  • Talep edilen maddi ve manevi tazminat tutarı,
  • Tıbbi belgeler, hastane kayıtları, epikriz raporları, patoloji sonuçları vb.,
  • Varsa tanık bilgileri.

4. Adım: Bilirkişi İncelemesi

Mahkeme, tıbbi hatanın varlığını ve idarenin kusurunu belirlemek için bilirkişi raporu alır. Bilirkişi incelemesinde genellikle:

  • Adli Tıp Kurumu (ATK) veya
  • Üniversitelerin tıp fakültelerinden oluşturulan bilirkişi heyetleri görevlendirilir.

Bilirkişi raporu şu soruları yanıtlar:

  • Uygulanan teşhis ve tedavi tıbbi standartlara uygun mu?
  • Ortaya çıkan zarar komplikasyon mu, malpraktis mi?
  • Hizmet kusuru var mı?
  • Hasta yeterince aydınlatılmış ve onamı alınmış mı?
  • Zarar ile tıbbi müdahale arasında nedensellik (illiyet) bağı var mı?

5. Adım: Karar ve Tazminat

Mahkeme, bilirkişi raporu ve diğer delilleri değerlendirerek karar verir.

Hizmet kusuru tespit edilirse: Maddi ve/veya manevi tazminata hükmeder.

Hizmet kusuru tespit edilmezse: Davayı reddeder.

Kararın taraflara tebliğinden itibaren 30 gün içinde Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf başvurusu yapılabilir.

Talep Edilebilecek Tazminat Türleri

Maddi Tazminat

  • Tedavi ve iyileşme masrafları: Yeniden ameliyat, ilaç, rehabilitasyon, fizik tedavi giderleri,
  • Geçici iş göremezlik: Çalışılamayan dönemdeki gelir kaybı,
  • Kalıcı iş göremezlik (maluliyet): Kalıcı sakatlık nedeniyle çalışma gücü kaybı tazminatı,
  • Bakıcı giderleri: Hastanın bakıma muhtaç hale gelmesi durumunda,
  • Destekten yoksun kalma: Hastanın ölümü halinde, geride kalan eş ve çocukların kaybettiği maddi destek.

Manevi Tazminat

  • Hastanın çektiği acı, ıstırap ve psikolojik travma,
  • Ölüm halinde yakınların manevi acısı.

Manevi tazminat tutarı, olayın ağırlığı, tarafların ekonomik durumu ve kusur derecesi dikkate alınarak hakim tarafından takdir edilir.

İdarenin Rücu Hakkı

İdare (Sağlık Bakanlığı vb.), hastaya tazminat ödedikten sonra, kusurlu olan hekime veya sağlık personeline rücu edebilir (Anayasa m. 129/5).

Rücu işleminde Mesleki Sorumluluk Kurulu devreye girer. Bu kurul, hekimin kişisel kusurunun bulunup bulunmadığını ve rücu edilip edilmeyeceğini değerlendirir.

Devlet Hastanesinde Hekimin Cezai Sorumluluğu

Tazminat davasından bağımsız olarak, tıbbi hata yapan hekim hakkında ceza davası da açılabilir. Tazminat davasında davalı "idare" iken, ceza davasında sanık bizzat hekimdir.

Hekimin İşleyebileceği Suçlar

Taksirle Yaralama (TCK m. 89):

Hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu hastanın yaralanması veya sağlığının bozulması halinde taksirle yaralama suçu oluşur.

  • Ceza: TCK m. 89/1'e göre 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası.
  • Nitelikli haller: Yaralama sonucu duyu veya organ kaybı, kemik kırığı, konuşma zorluğu gibi ağırlaştırıcı sonuçlar meydana gelmişse ceza artırılır (TCK m. 89/2-3).
  • Bilinçli taksir: Hekim, zararlı sonucun gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen gerekli önlemi almamışsa bilinçli taksir söz konusu olur ve ceza artırılır (TCK m. 22/3).

Taksirle Öldürme (TCK m. 85):

Hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu hastanın ölmesi halinde taksirle öldürme suçu oluşur.

  • Ceza: 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası.
  • Birden fazla kişinin ölümüne veya bir ya da birden fazla kişinin ölümüyle birlikte yaralanmasına neden olunmuşsa ceza artırılır (TCK m. 85/2).

Görevi Kötüye Kullanma / Görevi İhmal (TCK m. 257):

Kamu görevlisi olan hekimin, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermesi halinde görevi ihmal suçu oluşabilir.

  • Ceza: 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası.

Taksirle Yaralama ve Şikayet Meselesi

Taksirle yaralama suçunun basit hali (TCK m. 89/1), şikayete tabi bir suçtur. Hasta veya yakınları, hekim hakkında şikayet etmezse soruşturma başlatılmaz. Şikayet süresi, fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.

Ancak taksirle yaralama suçunun nitelikli halleri (TCK m. 89/2-3-4) ve bilinçli taksir hali şikayete tabi değildir; savcılık resen soruşturma başlatır.

Taksirle öldürme suçu da şikayete tabi değildir; savcılık suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Yakınların şikayetten vazgeçmesi davayı düşürmez.

Ceza Davası Süreci (Adım Adım)

1. Adım: Şikayet veya İhbar

Hasta veya yakınları, Cumhuriyet Başsavcılığı'na veya karakola şikayet/ihbar yapabilir.

Ayrıca hastanedeki ölüm veya ciddi yaralanma olaylarını hastane yönetimi de savcılığa bildirmekle yükümlüdür.

2. Adım: Soruşturma İzni

Devlet hastanesinde çalışan hekim kamu görevlisi olduğundan, ceza soruşturması başlatılabilmesi için bazı durumlarda soruşturma izni alınması gerekir.

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca:

  • İlçede görev yapan memurlar için Kaymakam,
  • İlde görev yapan memurlar için Vali,
  • Merkez teşkilatında görev yapanlar için Bakan soruşturma izni vermeye yetkilidir.

İzin süreci:

  • Savcılık, soruşturma izni talebini yetkili makama gönderir,
  • Yetkili makam, ön inceleme yaptırır (müfettiş veya muhakkik görevlendirir),
  • Ön inceleme sonucunda izin verilirse savcılık soruşturmayı yürütür,
  • İzin verilmezse soruşturma başlatılmaz. Ancak bu karara karşı Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilebilir.

İstisna: Suçüstü halinde soruşturma izni aranmaz.

3. Adım: Soruşturma ve İddianame

Soruşturma izni verildikten sonra savcılık:

  • Hekimin ve tanıkların ifadesini alır,
  • Tıbbi kayıtları inceler,
  • Adli Tıp Kurumu'ndan veya üniversitelerden bilirkişi raporu alır,
  • Yeterli delil varsa iddianame düzenleyerek mahkemeye kamu davası açar,
  • Delil yetersizliği varsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verir. Bu karara karşı şikayetçi, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz edebilir.

4. Adım: Kovuşturma (Yargılama)

Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi (taksirle yaralama ve taksirle öldürme suçları için)

Yargılama süreci:

  • Sanık hekimin savunması alınır,
  • Tanıklar dinlenir,
  • Bilirkişi raporu alınır veya mevcut rapor değerlendirilir,
  • Gerekirse Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan ek rapor istenir,
  • Mahkeme delilleri serbestçe değerlendirerek karar verir.

5. Adım: Karar

Mahkeme şu kararlardan birini verebilir:

  • Beraat: Hekimin kusuru ispatlanamamışsa,
  • Mahkumiyet: Hekimin tıbbi standartlara aykırı davrandığı ve hastaya zarar verdiği sabit ise,
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Belirli koşullar varsa cezanın açıklanması ertelenebilir,
  • Cezanın ertelenmesi: 2 yıl veya altında hapis cezasında mümkün olabilir,
  • Düşme: Zamanaşımı veya şikayetten vazgeçme gibi nedenlerle.

Meslekten Geçici Yasaklama

Hekim, taksirle yaralama veya öldürme suçundan mahkum olursa, mahkeme TCK m. 53/6 uyarınca hekimin belirli bir süre mesleğini icra etmesini yasaklayabilir. Bu süre, mahkumiyet cezasının yarısından az olamaz.

Tazminat Davası ile Ceza Davası Arasındaki İlişki

Bu iki dava birbirinden bağımsızdır ve farklı mahkemelerde görülür:

Tazminat davası: İdare Mahkemesi'nde, idareye karşı açılır. Amacı, hastanın zararının giderilmesidir.

Ceza davası: Asliye Ceza Mahkemesi'nde, hekime karşı açılır. Amacı, hekimin cezai sorumluluğunun belirlenmesidir.

Önemli noktalar:

  • Ceza mahkemesinin beraat kararı, idare mahkemesini her zaman bağlamaz. Ceza hukukunda "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi geçerlidir; oysa idare hukukunda hizmet kusuru daha geniş yorumlanır. Bu nedenle ceza davasında beraat eden hekim olsa bile idare mahkemesi hizmet kusuru tespit edip tazminata hükmedebilir.
  • Her iki dava aynı anda yürütülebilir; biri diğerinin sonucunu beklemek zorunda değildir.
  • Ceza davasında belirlenen olgular (somut vakıalar), hukuk mahkemesini bağlayabilir.

İspat ve Deliller

Tazminat Davasında İspat

Hizmet kusuru iddiasında: Hastanın, idarenin hizmet kusuru işlediğini ispat yükü kural olarak davacıdadır. Ancak idari yargıda mahkemenin resen araştırma yetkisi bulunduğundan, mahkeme delil toplamada aktif rol oynar.

Aydınlatılmış onam eksikliğinde: Hastayı aydınlattığını ve onamını aldığını ispat yükü idarededir (davalı).

Ceza Davasında İspat

Hekimin kusurlu olduğunu ispat yükü savcılıktadır. Şüpheden sanık yararlanır (masumiyet karinesi).

Sıklıkla Kullanılan Deliller

  • Hastane kayıtları (epikriz, ameliyat notu, anestezi formu, hemşirelik gözlem notları),
  • Tıbbi tetkik ve görüntüleme sonuçları (MR, tomografi, röntgen, kan tahlili),
  • Reçeteler ve ilaç uygulama kayıtları,
  • Aydınlatılmış onam formları,
  • Adli Tıp Kurumu raporu,
  • Üniversite bilirkişi raporu,
  • Tanık beyanları,
  • Hasta yakınlarının ifadeleri.

Zamanaşımı Süreleri

Tazminat Davası İçin

  • İdareye başvuru: Zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl (İYUK m. 13).
  • İdare mahkemesinde dava açma: İdarenin cevabının tebliğinden veya zımni ret süresinden itibaren 60 gün.

Ceza Davası İçin

  • Taksirle yaralama (TCK m. 89/1 – basit hal): Dava zamanaşımı 8 yıl.
  • Taksirle yaralama (nitelikli haller): Dava zamanaşımı 8 yıl.
  • Taksirle öldürme (TCK m. 85): Dava zamanaşımı 15 yıl.

Önemli: Tazminat davasında, ceza zamanaşımı süresi daha uzunsa, ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Bu kural, özellikle taksirle öldürme durumlarında hastanın yakınlarının daha geniş zamanaşımı süresinden yararlanmasını sağlar.

Ankara Açısından Pratik Not

Ankara'da bir devlet hastanesinde tıbbi hataya maruz kalan veya yakınını kaybeden kişiler:

  • Tazminat davası için: Önce Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğü'ne veya ilgili idareye yazılı başvuru yapmalı, ret veya sessizlik halinde Ankara İdare Mahkemesi'nde tam yargı davası açmalıdır,
  • Ceza davası için: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet/ihbar yapmalıdır,
  • Adli Tıp Kurumu'nun Ankara'daki birimleri bilirkişi raporu sürecinde devreye girer,
  • Tıbbi belge ve kayıtların eksiksiz toplanması, davanın sonucu açısından büyük önem taşır,
  • Ankara Barosu'na kayıtlı sağlık hukuku avukatlarından profesyonel destek alınabilir.

Sık Sorulan Sorular

Devlet hastanesinde hata yapan doktora doğrudan tazminat davası açabilir miyim?

Kural olarak hayır. Anayasa m. 129/5 gereği, kamu görevlisi hekime doğrudan tazminat davası açılamaz; dava idareye (Sağlık Bakanlığı vb.) karşı idare mahkemesinde açılır. Doğrudan doktora açılan dava görev (husumet) yönünden reddedilir.

Hem tazminat davası hem ceza davası açabilir miyim?

Evet. İki dava birbirinden bağımsızdır. Tazminat davası idare mahkemesinde idareye karşı, ceza davası ceza mahkemesinde hekime karşı aynı anda yürütülebilir.

Ceza davasında doktor beraat ederse tazminat davası da düşer mi?

Hayır. Ceza davasındaki beraat kararı, idare mahkemesini her zaman bağlamaz. İdare mahkemesi, hizmet kusurunun varlığını bağımsız olarak değerlendirip tazminata hükmedebilir.

İdareye başvuru yapmadan doğrudan dava açabilir miyim?

Hayır. Devlet hastanesine karşı tazminat davası açmadan önce idareye yazılı başvuru yapılması İYUK m. 13 gereği zorunludur. Bu başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir.

Soruşturma izni verilmezse ne yapabilirim?

Soruşturma izni verilmemesi kararına karşı Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edebilirsiniz. İtiraz süreleri kararın tebliğinden itibaren genellikle 10 gündür.

Hastane enfeksiyonu nedeniyle dava açabilir miyim?

Evet. Hastane enfeksiyonları, hastanenin hijyen ve enfeksiyon kontrolü yükümlülüklerinin ihlali kapsamında hizmet kusuru olarak değerlendirilebilir. İdare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir.

Doğum sırasında bebeğe zarar verildi, ne yapabilirim?

Doğum sırasında tıbbi standartlara aykırı müdahale sonucu bebeğe zarar verilmesi malpraktis kapsamında değerlendirilir. Hem bebek adına (yasal temsilcisi aracılığıyla) maddi ve manevi tazminat davası hem de hekim hakkında ceza şikayeti yapılabilir.

Av. Doğukan DEMİRÖZ




Bilgilendirme Notu

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Devlet hastanesinde malpraktis nedeniyle açılacak tazminat ve ceza davaları, tıbbi, hukuki ve usuli açıdan karmaşık süreçlerdir. Her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, özellikle idareye başvuru süreleri hak düşürücü nitelikte olduğundan ve delillerin zamanında toplanması kritik önem taşıdığından, hak kaybına uğramamak için mutlaka bir avukata danışınız.